Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Mücadele Günlüğüm

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
6 sayfa kitap okudum, sonra sahile gittim. 1–2 saat takıldım, sonra eve döndüm. Yemek yedim. Sahilde hayatımı yazmaya başlamıştım, onu tamamladım. Spor yapayım dedim, 10 burpee yaptım, sonra vazgeçtim, bıraktım. Yarın yatağım geliyor. Yaklaşık 1,5 senedir ilk defa yatakta yatacağım, mutluyum. Belki de hayatım artık iyileşmeye başlıyordur.

Bu süreçte en çok da beni kıskanan, düşmemi gözleyen, başarılı olmamı istemeyen insanları g** etmek için çabalayacağım. İnşallah o günler de gelecek. Benim kimsenin önündeki yemekle işim yok, kendi önümdekine bakarım. Ama bazı insanlar öyle değil. Yarışa girmesem de onların bu tavırları, bu içten pazarlıklı olmaları çok sinirimi bozuyor. Sen daha iyiysen tut elimden kaldır ya da sus. Tabii ki bütün motivasyonum bu değil ama bu da bir tanesi. Çünkü 3 gram akıllarıyla beni ezdiklerini veya benden daha iyi olduklarını zannediyorlar. Ama sadece ağız kaşarlığıyla iyi konumda gibi gözüküyorlar, başka hiçbir şey değil. Bu genel olarak akrabalar için. Burası benim için iyi oldu. Keşke eskiden başlasaydım yazmaya, iyi geliyor.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Müzik dinleyesim var yatarken veya oyun oynarken vs. ama dinlemeyeceğim. Gün içinde toplam 15–20 defa PMO veya MD dürtüsü geliyor. Bazısı sadece kafamda dönüyor, hafif dürtüler; bazıları da güçlü oluyor ama yapmıyorum
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Arkadaşlar, samimi söylüyorum: derdinizi, tasanızı içinizde tutmayın, anlatın. İlla birine anlatmak şart değil; dağa, taşa, denize, duvara konuşun ya da yazın. Bu gerçekten iyi geliyor; rahatlıyorsunuz ve kendinizi daha iyi hissediyorsunuz. Özellikle şu an benim durumumu yaşayan varsa; asosyal olup çevresinde az kişi olan ve bu tür konuları açamayan kişiler için, dediğim şekilde konuşmak ve yazmak bence çok iyi geliyor.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Şu an sınıfta hocanın gelmesini bekliyorum. 08.20 gibi kalktım. Alarmı 07.58’e kurmuştum ama çok yorgun uyandım. Hiç gidesim yoktu ama zar zor kalktım. Kahvaltıda süt içtim, biraz kaju ve kabak çekirdeği yedim. D3K2 almayı unuttum, aklıma şimdi geldi ama akşama doğru hallederim.

Hazırlanıp evden çıktım. Kafamda yine senaryolar dönüyor ama eskisine göre daha iyi; en azından saatlerimi harcamıyorum. Yolda yürürken falan oluyor sadece. Bugün neden yorgun kalktım bilmiyorum. Dün 10 burpee yaptım, uzun zamandır yapmıyordum, ondan olabilir. Şu an gözlerimde yanma var. Bugün yatağım da gelecek, artık daha rahat bir şekilde uyuyacağım.

Rico Verhoeven diye bir dövüşçü var. Kickboksta en iyilerden biri diyebilirim; zeka, güç, fizik her anlamda çok iyi. Onun bir podcastini izlemiştim. Maç hazırlık sürecinden bahsederken şunu söylüyordu: “Özgüvenim sabit kalmaz, düşer yükselir. Nasıl hissedersem hissedeyim devam ederim.” Bunu bu adam bile söylüyorsa, yani onun bile özgüveni düşüyorsa, bizim süreçte kötü hissetmemiz ve özgüvenimizin azalması gayet normal.

Bir dönem bu tarz elit sporcuların podcastlerini araştırıyordum. Mücadele hakkında ne dediklerini, hayata nasıl baktıklarını merak ediyordum. İngilizcem yok ama YouTube’daki transcriptleri yapay zekaya verip düzenletiyordum. Aklıma geldikçe yine paylaşırım.

Buradan çıkardığım ders şu: Süreç içinde kendime olan güvenim bazen hiç olmayacak, belki 3-4 gün sürecek. Bazen de kendime çok güveneceğim. Ama ne hissedersem hissedeyim, yolumdan sapmayacağım.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Ders erken bitti, bir sonraki ders saat 2’de. Bu yüzden biraz oyalanmak için size spor hayatımı anlatacağım. İnişli çıkışlı bir serüven… Yukarıda bahsetmiştim ama çok derine girmeden genel geçmiştim. Şimdi biraz daha detaylı anlatacağım.

2021 Kasım ayında arkadaşım vasıtasıyla kickboksa hobi amaçlı başladım ve bir süre devam edip bırakırım diye düşünüyordum. 2022 Nisan ayına kadar orada devam ettim. Sonra uzak bir yere taşındık. Taşındığımız yerde salon arıyordum; 1-2 salon denedim. En son sabah ve akşam dersleri olan bir salon buldum. Yaz tatili de gelmişti. Vardiyalı bir iş bulduğum için rahat olacaktı, orada devam ettim. Spora kafamı dağıtmak ve eğlenmek için gidiyordum; tamamen öylesineydi, bir amacım hedefim yoktu.

Yaz tatili bitti ve işten çıktım. Salon aidatını bahane ederek bıraktım. Yaklaşık 3 ay falan ara verdim. Bu sürede çok bir şey olmadı. Sonra özlediğimi fark ettim. Kasım ayı olması lazım, 2022 Kasım ayında evin üst mahallesinde gördüğüm bir salon vardı, küçük bir yer. Oraya başladım, fiyatı da uygundu. Okulu da açığa aldım. 2023 Haziran ayına kadar orada devam ettim. Orada küçük organizasyonlar oluyordu. Amatör 3 tane maç yaptım; 1’ini kaybettim, 1’ini kazandım, diğerinde de gerçekten şike yapmışlardı, maçı karşıya verdiler. Spora karşı düşüncem hâlâ öylesineydi, profesyonel düşünmüyordum.

2023 Haziran ayında sürece girmemle birlikte, ilk başta arkadaşım olan biri başka bir salona gitmişti ve hoca dövüşüyordu. Ben de o dönem spora dört elle sarılmıştım. O salondaki profesyonelliği görünce büyülenmiştim ve artık farklı bakıyordum. O yaz çok disiplinli olmuştum. Benim için artık spor öncelik olmuştu. Hocam BEYO okumamı söyledi, bu işin avantajlarından bahsetti. Aklıma yatmıştı, ta ki sağlık sorunu yüzünden rapor çıkmayana kadar. Daha sonra düzeldi ama beni etkilemişti. O dönem sendeledim. Sonra başka bir doktora gittim, o sorun olmayacağını söyledi ve antrenmanlara devam ediyordum.

Hocam bendeki disiplini ve azmi fark etmişti. Şöyle anlatayım: O dönem ben teknik olarak bir hiçtim. Ona rağmen antrenmanlarımı sağlam adamlarla yapıyordum, korkmadan.

2023 Kasım ayında ilk maçım için hazırlık başladı. Tabii bağımlılıklarım vardı. Maç Aralık ayındaydı. Antrenmanlarımı tam yapıyordum ama bağımlılıklar kötü etkiliyordu. Bu yüzden tam performans veremiyordum.

Kasım ayının sonuna doğru hocam beni aradı ve bana bir yerde antrenörlük işi ayarladığını söyledi. Aralık ayında maça çıktım, ardından işe başladım. Maçı kaybettim. Maçta ilk dakika bu işin benim için olmadığını kendime itiraf etmiştim. Maçı kendi içimde zaten kaybetmiştim. İlk defa olduğu için moralim ve özgüvenim çok düşüktü. Böyle olmasını beklemiyordum ve bahane olarak sağlık sorunlarımı öne sürdüm. Saçma bir şekilde kendime yediremedim. Çünkü şans mı, başka bir şey mi bilmiyorum ama bunu hep bağımlılıkları bıraktığım sürecin etkisine bağlıyorum.

Şu ana kadar bağımlılık dışında her şey iyi gibi, değil mi? Derdin ne diyorsunuz?

Ailem bir türlü ikna olmadı bu işin iyi olduğuna, okulu olduğuna vs. Onları ikna etmek için çok vakit harcadım ama yok, bir türlü olmuyordu. Hep tavırlıydılar ve beni desteklemek yerine alaycı ya da motive kırıcı sözler söylüyorlardı. Ne olursa olsun, dövüşe hazırlanan birine “seni döverler, bırak” denmez bence.

Antrenörlük yapmaya başladığımda, saygı duyduğumuz bir aile büyüğü bana psikolojik baskı yaptı. Arkadaşlar, iş haftada 4 gündü ve 2 günü 1 saat, 2 günü 2 saat; yani haftada 6 saat çalışıyordum. Neredeyse asgariye yakın para alıyordum. O dönem henüz 18 yaşındaydım, bu sporda 2. yılım falandı. Bence büyük bir başarıydı. Zaten bağımlılıklarla mücadele ediyordum, psikolojim iyi değildi. Baskıyla birlikte işten çıktım. Keşke yapmasaydım.

O dönem sağlık sorununu bahane edip maça bir daha çıkmayıp antrenörlükten devam etseydim, keşke çok daha iyi olurdu. Ama kendime yediremedim, maç yapmaya devam ettim. Artık eskisi kadar zevk almıyordum. Kafam o işteydi ama bir yandan sınava hazırlanıyordum.

2024 Nisan–Haziran arası yine bıraktım. O dönem eve iyice kapanmıştım, çok kötüydü. Ardından tekrar başladım ve Eylül ayında maça çıktım. Ama bu sefer hazırlık çok kötüydü ve bağımlılıklarım da vardı. İlk dakikadan maçtan çektirdim kendimi, sağlık sorununu bahane ettim.

Sonrasında antrenmanlara biraz daha hırslıydım. 2025 Şubat ayında 2 maç yaptım. Bu maçlara çok iyi olmasa da iyi şekilde hazırlanmıştım. Maça 15 gün kala PMO bırakmıştım. İlk maçı 3-0, çok iyi performans göstererek kazandım. Bu maçın akşamı, istemesem de kafamda diğer maçı kaybedeceğimi kabul etmiştim. Rakip benden tecrübeliydi, mental olarak iyi değildim. Maça çıktım ve ilk rauntta beni 3 kere saydırdı, maçı kaybettim. Bu benim için çok kötü olmuştu. Buradan kendimi mental olarak geliştirmem gerektiğini anladım ve onun üzerine çalıştım.

Bu sırada beni okul takımına almadılar. Hoca bana gıcık olmuştu. Takımla sonraki dönem konuştuğumda “bizim senden haberimiz yok” dediler. Hoca beni baya aşağılamıştı: “Torba dövmekle dövüşçü olunmaz” falan diye. O dönem çok kötü hissetmiştim. Bir darbe de oradan yedim. Zaten bağımlılıklarla mücadele ediyordum.

Ardından Haziran ayında profesyonel bir maça çıktım. 16 gün PMO yapmamıştım. Kaybettim ama çok iyi bir performans sergilemiştim. Hakemden rakibe kadar herkes tebrik etmişti, çok iyi mücadele vermiştim.

Bu maçtan önce bir olay yaşadım. Antrenmanda çok iyi birini, dünya şampiyonunu sparringde karşıma aldım. Biraz dövüşmek istedim. Beni baya dövdü ama ona rağmen devam ettim. Acısa da, dayak yesem de üzerine gitmiştim. İyi hissetmek için söylemiyorum ama gerçekten orada onların içine girmeye cesareti olan az insan var. Bunun verdiği cesaretle girdim maça.

Bir maça daha çıkacaktım, iptal oldu vs. derken 2025 Kasım ayına geldik. Bir maç daha yaptım. Bağımlılıklar hâlâ vardı. İyi hazırlanmıştım. Maç anına kadar iyiydim ama ne olduysa maçta bıraktım. İlk raundu çok iyi bitirdim. 2. rauntta da iyiydim ama son rauntta artık mücadele etmek istemedim ve kaybettim. Haklı olarak herkes kızmıştı; alacağım maçı verdiğim için.

Artık bir karar almam lazımdı. Bir yol ayrımına geldim ve sporu bıraktım. Bu süreçte çok düşündüm. “Olmuyorsa zorlama” dedim ve bıraktım.

Şu an kendi hâlimdeyim, evde aklıma geldikçe yapıyorum.

Bu serüvende benim de yanlışlarım oldu.

İlk olarak, kimsenin dediğini umursamadan kendi bildiğim yolda yürümeliydim ama öyle yapamadım. Bu bana çok büyük bir ders oldu.

İkincisi, bende “ya hep ya hiç” mantığı vardı o dönem. Kendimi kanıtlama çabası… Yani illa bu sporu yapıyorsam profesyonel olacağım, başka türlü olmaz gibi bir kural koymuştum. Ama öyle değilmiş. O dönem dövüşmeyi bırakıp, bahanem de varken antrenörlük yapsam hayatım için daha iyi olurdu. Ama kendimi korkak gibi hissediyordum. Öyle değilmiş, şimdi daha iyi anlıyorum.

Bu spor veya herhangi bir sporu profesyonel olarak yapmak herkesin yapacağı iş değil. Bu korkaklık falan değil. Eğer korkak olsaydım o işe hiç adım atmazdım. Bu senin karakterini belirlemez.

Üçüncüsü, kimsenin ne düşündüğünü ve ne dediğini umursamayıp kendi hayatını yaşamayı seçmek gerekiyor. İnsanların düşünceleri bir anda değişir. Bu yüzden onları umursamamak gerekiyor. O hayatı sen yaşayacaksın. Bu lafı şimdi daha iyi anlıyorum.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Uyarı: Bunlar tamamen benim düşüncelerim. Bilimsel bir tarafı yok, %100 doğru olmayabilir.
Maladaptive daydreaming ve “manifest etmek” hakkında konuşmak istiyorum.

Bu alışkanlığa ortaokul 2. sınıfta, bir kızdan red yedikten sonra başladım. O zamanlar daha masumdu. Aslında çocukken de oyuncaklarımı konuştururdum; bunun bir bağlantısı var mı bilmiyorum.

Bir dönem, MD (maladaptive daydreaming) sırasında kurduğum hayallerin aynısı ya da çok benzeri gerçekleşti. Bu yüzden uzun süre bırakmadım. Ama sonrasında aynı şeyler olmadı. Çünkü hem fiziksel olarak yeterince çaba sarf etmiyordum hem de hayallerim çok dağınıktı.

Bence burada önemli olan şu: Kurduğun hayaller için ne kadar çabalıyorsun? “Manifest” dediğimiz şey bence gerçek; bunu kendi hayatımda test ettim. Zaten elit sporcuların da söylediği en önemli şeylerden biri bu: İşin fiziksel kısmını hakkıyla yaptıktan sonra, zihinsel olarak da hazırlanmak.

Benim deneyimim şöyle oldu: Kazandığım bir maçta yapacağım kombinasyondan, yaşayacağım sevince kadar her şeyi önceden hayal ettim ve gerçekten hepsi oldu, istisnasız.

Peki bunun maladaptive daydreaming ile bağlantısı ne? Uzun süre antrenörlük yaptığımı ve maçlara çıktığımı hayal ediyordum. Ama bu sıradan bir hayal değildi; resmen yaşıyordum. Kulaklığı takıyordum ve o andan itibaren odada bir antrenördüm, öğrencilerim vardı, hayali dövüşler yapıyordum… Her şey çok gerçek gibiydi. Sonrasında, yaklaşık 6-12 ay içinde bu hayal ettiklerimin çoğu tek tek gerçekleşti. MD’yi ve PMO’yu bıraktığım dönemde bile ara ara, toplu taşımada vs. hayal kurmaya devam ediyordum.

Tabii ki her şeyi sadece hayale bağlayamayız. Yeterince emek verip, bir de olmuş gibi hayal ederseniz bazı şeyler gerçekleşebiliyor. Buna “manifest” deniyor. İslam’daki karşılığı nedir tam bilmiyorum, onu da araştıracağım.

Özetle, bence maladaptive daydreaming ile hayalleri gerçekleştirmek arasında bir bağlantı olabilir; ama bu sadece hayal kurmakla değil, yaptığınız işe fiziksel olarak ciddi çaba göstermekle mümkün.

Son olarak bir tavsiye: Bunun kesinliği yok, kimsenin doğrusuna karşı çıkmak istemem. Ama gerçekten bir şey için çabalıyorsanız ya da nasıl bir hayat istediğinizi biliyorsanız, gece yatmadan önce kısa bir süre bunu hayal edin. Eğer o hayaller için emek verirseniz, gerçekleşme ihtimalinin arttığına inanıyorum
 

CİNGÖZRECAİ

Kibar Serseri
Katılım
16 Haz 2025
Mesajlar
54
Tepki puanı
72
Puanları
21
Uyarı: Bunlar tamamen benim düşüncelerim. Bilimsel bir tarafı yok, %100 doğru olmayabilir.
Maladaptive daydreaming ve “manifest etmek” hakkında konuşmak istiyorum.

Bu alışkanlığa ortaokul 2. sınıfta, bir kızdan red yedikten sonra başladım. O zamanlar daha masumdu. Aslında çocukken de oyuncaklarımı konuştururdum; bunun bir bağlantısı var mı bilmiyorum.

Bir dönem, MD (maladaptive daydreaming) sırasında kurduğum hayallerin aynısı ya da çok benzeri gerçekleşti. Bu yüzden uzun süre bırakmadım. Ama sonrasında aynı şeyler olmadı. Çünkü hem fiziksel olarak yeterince çaba sarf etmiyordum hem de hayallerim çok dağınıktı.

Bence burada önemli olan şu: Kurduğun hayaller için ne kadar çabalıyorsun? “Manifest” dediğimiz şey bence gerçek; bunu kendi hayatımda test ettim. Zaten elit sporcuların da söylediği en önemli şeylerden biri bu: İşin fiziksel kısmını hakkıyla yaptıktan sonra, zihinsel olarak da hazırlanmak.

Benim deneyimim şöyle oldu: Kazandığım bir maçta yapacağım kombinasyondan, yaşayacağım sevince kadar her şeyi önceden hayal ettim ve gerçekten hepsi oldu, istisnasız.

Peki bunun maladaptive daydreaming ile bağlantısı ne? Uzun süre antrenörlük yaptığımı ve maçlara çıktığımı hayal ediyordum. Ama bu sıradan bir hayal değildi; resmen yaşıyordum. Kulaklığı takıyordum ve o andan itibaren odada bir antrenördüm, öğrencilerim vardı, hayali dövüşler yapıyordum… Her şey çok gerçek gibiydi. Sonrasında, yaklaşık 6-12 ay içinde bu hayal ettiklerimin çoğu tek tek gerçekleşti. MD’yi ve PMO’yu bıraktığım dönemde bile ara ara, toplu taşımada vs. hayal kurmaya devam ediyordum.

Tabii ki her şeyi sadece hayale bağlayamayız. Yeterince emek verip, bir de olmuş gibi hayal ederseniz bazı şeyler gerçekleşebiliyor. Buna “manifest” deniyor. İslam’daki karşılığı nedir tam bilmiyorum, onu da araştıracağım.

Özetle, bence maladaptive daydreaming ile hayalleri gerçekleştirmek arasında bir bağlantı olabilir; ama bu sadece hayal kurmakla değil, yaptığınız işe fiziksel olarak ciddi çaba göstermekle mümkün.

Son olarak bir tavsiye: Bunun kesinliği yok, kimsenin doğrusuna karşı çıkmak istemem. Ama gerçekten bir şey için çabalıyorsanız ya da nasıl bir hayat istediğinizi biliyorsanız, gece yatmadan önce kısa bir süre bunu hayal edin. Eğer o hayaller için emek verirseniz, gerçekleşme ihtimalinin arttığına inanıyorum

Dediğin şeyler çok ilginç geldi bana bende de tam tersi , genelde bir olay yaşanmadan önce o olayla ilgili kafamda senaryolar yazıp karakterleri oynatıp kafamda hayalini kurarım ve o hayalini kurduğum şeyler asla gerçekleşmez. Gerçekleşeceği çok bariz kesin şeyler olsa bile gerçekleşmez mesela.

Hatta komik gelebilir ama başıma kötü bir şey gelebilecek olaylar için bir sürü senaryo yazıp kafamda oynatırım ve o senaryoların hiçbiri gerçekleşmez. Ben de kötü bir şey yaşamadan ucuz atlatırım. Başıma iyi bir şey geleceğini düşündüğüm olaylar içinse asla hayal kurmam ki o olaylar yaşanabilsin diye.

Böyle garip hurafe bir inanış oluştu bende ama o kadar çok tecrübe ettim ve o kadar çok haklı çıktım ki artık kurtulamıyorum. Belki de ben hayallerimin gerçekleşmediği senaryolara odaklanıyorumdur sadece.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Dediğin şeyler çok ilginç geldi bana bende de tam tersi , genelde bir olay yaşanmadan önce o olayla ilgili kafamda senaryolar yazıp karakterleri oynatıp kafamda hayalini kurarım ve o hayalini kurduğum şeyler asla gerçekleşmez. Gerçekleşeceği çok bariz kesin şeyler olsa bile gerçekleşmez mesela.

Hatta komik gelebilir ama başıma kötü bir şey gelebilecek olaylar için bir sürü senaryo yazıp kafamda oynatırım ve o senaryoların hiçbiri gerçekleşmez. Ben de kötü bir şey yaşamadan ucuz atlatırım. Başıma iyi bir şey geleceğini düşündüğüm olaylar içinse asla hayal kurmam ki o olaylar yaşanabilsin diye.

Böyle garip hurafe bir inanış oluştu bende ama o kadar çok tecrübe ettim ve o kadar çok haklı çıktım ki artık kurtulamıyorum. Belki de ben hayallerimin gerçekleşmediği senaryolara odaklanıyorumdur sadece.
Belki yaşadıklarım tesadüftür, bilmiyorum. Ama küçük büyük birçok olay yaşadım ve en büyüğü de bu antrenörlük işiydi. 18 yaşındayım, sporu 1,5–2 yıldır yapıyorum ve çok ileri seviyede değilim. Gittiğim salonda da henüz 5–6 aydır antrenman yapıyordum. Üstelik belgem vs. de yoktu. Yani benim için ne kadar imkânsız göründüğünü düşünün.

Ama dediğim gibi, sadece hayal kurmak yetmiyor; üstüne çaba da gerekiyor. Ben, gerçekmiş gibi hayal edip bir de üzerine çalıştığım için olmuş olabilir. Belki de gerçekten her şey tesadüftür, ben abartıyorumdur, bilmiyorum. Ama birçok olay yaşadım ve bu da kafamı karıştırıyor.

Örneğin, önceden konuştuğum bir arkadaşımla rastgele karşılaştığımızı hayal etmiştim. Oturup konuştuğumuzu düşünmüştüm. Sonra, küçük farklılıklarla gerçekten oldu. Belki de kurduğum bin hayalden sadece 5’i tesadüfen gerçekleşti ve ben bunu abartıyorumdur.

Ama şu an ne olursa olsun bunu sürekli yapmayacağım. Çünkü vakit kaybı olabiliyor ve beni dağıtıp PMO gibi şeylere itebiliyor.

Yine de “manifest etmek”, yani olmuş gibi düşünmek konusunda en ufak bir tereddütüm yok. Bence denemeye değer. Yaşamak istediğiniz hayatı yatmadan önce ayrıntılarıyla hayal edin. Ama bunu bir kere değil, her gece yapın. Ve o hayatı yaşamak için mutlaka fiziksel bir çaba da gösterin.

Bence denemekten zarar gelmez. Tabii bunlar benim düşüncelerim; sizler gerçek olmadığını düşünebilirsiniz.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
İlk ders 2 saat işlendi. Ardından 2 saat sonra başka bir ders vardı, ben de bekledim. O dersin hepsine girmeyecektim; sadece imza atıp çıkacaktım ve gerçekten çok yorgundum. Şansa ilk saati işleyip bıraktı, bu benim için çok iyi oldu.

Ders çıkışında, önceden merhabalaştığım iki kişiyle karşılaştım. Sanki beynim erimiş gibiydi; düzgün bir şekilde konuşamadım, çok kötüydüm.

Ara ara 1-2 hafta PMO’yu bıraktığım zamanlar oluyordu. O dönemlerde insanlarla daha rahat konuşabiliyordum ama tekrar başlayınca aynı karanlığa geri dönüyordum. Hatta yakın zamanda bir kızla sohbet ediyorduk; ilk konuşmayı o başlatmıştı. Ama dediğim gibi, bağımlılığa geri dönünce her şey mahvoldu.

Yine de şu an biraz daha görünür olduğumu hissediyorum. İnsanlar bana soru soruyor, kalem falan istiyorlar. Bugün de ders bittikten sonra sınıfta tektim, hoca “Nasılsın?” diye sordu. Önceden, yani PMO yaptığım zamanlarda böyle şeyler hiç yaşamıyordum. Şu ana kadar bunu gözlemledim.

Eve geçtim, yatağım gelmişti ve gerçekten çok yorgundum. Bu yorgunluk bir süre devam edecek gibi. Gözlerim yanıyor, fiziksel olarak da bitkindim. Yemek yiyip yattım. 2-3 saat kadar uyumuşum ama yarım yamalak oldu; aşağıda tamir vardı. Yine de biraz dinlendim, iyi geldi.

Sonrasında yemek yedim, vitamin ve minerallerimi aldım. Şu an üzerimde hâlâ kötü bir yorgunluk var. Sebebini tahmin ediyorum; ekran süresi vs. Zamanı geldikçe onları da bırakacağım inşallah.

Bu şekilde, üstte bahsettiğim konudan hareketle bir ders çıkardım: Hayatta bazen şans gelir ama önemli olan o şansı kullanabilmektir. Bana da bir dönem şans gelmişti ama hazır değildim ve değerlendiremedim. Oysa hazır olsaydım, gelen fırsatı çok daha iyi kullanabilirdim. Artık anlıyorum ki asıl önemli olan, şans kapını çaldığında ne kadar hazır olduğundur. Bundan sonra şans geldiğinde hazır olmak istiyorum.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Madem o kadar manifest etmekten bahsettik o zaman hayalimi kabaca bir anlatayım.

Yaz sonu ekim-kasım gibi.

Maddi olarak durumum gayet iyi, part time bir işte çalışıyorum, yoğun bir hayatım var.

Bir sevgilim var. İyi anlaştığım, kafalarımızın uyuştuğu, çok mutlu olduğumuz, öyle toksik olmayan, taktikler olmayan bir ilişki.

Spor kariyerime geri döndüm. Orada yarım kalmış bazı şeyler var, onları tamamlamak için devam ediyorum ama hayatımın önceliği değil.

Araba ve motor ehliyetlerimi çoktan almışım ve kendime yakışıklı bir motor almışım, ailem de araba almışlar.

Bir taraftan okul devam ediyor ve güzel arkadaşlık ilişkilerim oluyor. Farklı bölümlerden farklı insanlarla tanışıyorum.

Bu sırada bazı arkadaşlık ilişkilerim daha samimi oldu ve iyi dostlar edindim.

Eski arkadaşlarım dostlarımla daha sık buluşmaya başladık.

Akademik olarak artık daha başarılıyım. Farklı konularda kendimi geliştiriyorum, farklı aktivitelere katılıyorum.

Hayallerim belki sıradan ve basit ama şu an gerçekten istediğim hayat bu. Gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilmiyorum. Hayal veya hedeflerim bunlar. Bunlar için somut adımlar atacağım tabii, sadece hayal edip oturmayacağım. Bu burada kalsın, o gün geldiğinde değerlendiririz.

Şu aralar kendi başıma kalamıyorum. Yolda veya uykuya dalarken dahi kulaklık kulağımda, ya YouTube videosu veya dizi izliyorum, dinliyorum daha doğrusu. O yüzden hayal kuramıyorum ama en azından okuyacağım.

Bu arada bunlar daha ayrıntılı ama o kısım bana kaldı. Yani örneğin motor nasıl, hangi renk vs
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Az sonra kendime bir oyun konsolu alacağım. Ayrıca yüzüme uygulamak için buz küpü yapabileceğim, adını tam bilmediğim bir ürün de alacağım. Çünkü normalde buzluktaki kalıplarda çeşme suyu kullanılıyor ve bazen yeterince temiz olmuyor; bu da cilt için iyi değil. Üstelik o buzları elimde tutmak da zor oluyor. Alacağım ürün hem daha kullanışlı olacak hem de düzenli kullanım sağlayacak.

Oyun konsolunu ise biraz eFootball oynamak için düşünüyorum. Bugüne kadar genelde FPS türü oyunlar oynadım ama artık biraz farklı şeyler denemek istiyorum. Bence bilgisayar oyunları tamamen kötü değil; haftada 2–3 saat oynanabilir. Tabii ben şu an biraz abarttım, her şeyde olduğu gibi fazlası zararlı. Ama zamanla bunu azaltacağım—o günler de gelecek.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Uyandım ve sanırım grip oluyorum. Bu yorgunluk gibi belirtiler büyük ihtimalle grip başlangıcı. İlaç içtim, bir diş sarımsak yuttum. Soda karışımı hazırladım, onu da içeceğim. 1-2 saat sonra vitaminleri alırım. Bugün tamamen dinlenmeyi düşünüyorum; bilgisayar bile oynamam muhtemelen. Dizi izlerim, sosyal medyada takılırım. Sıkıldıkça buraya bir şeyler yazarım.

Bu benim için kritik bir dönem. Daha önce 1-2 kez yaşadım: hasta olmaya başlayınca bitkinlikten yatıyorum, sonra saçma alışkanlıklara kayıyorum ve hasta hasta kendimi zorlamaya çalışıyorum. Sonuç olarak çok kötü bir süreç oluyor. Ama bu sefer öyle yapmayacağım.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Bize her kış memleketten büyüklerimiz gelir ve ortalama 2–3 ay kalırlar. Üç eviz; sıra sıra kalıp giderler. Ama şöyle bir durum var: Örneğin başka evde olsalar bile ya bizi çağırıyorlar ya da bizim evdeyken diğerleri geliyor. Yani sürekli bir birleşme, bir tantana oluyor. Bu durum son 4–5 yıldır böyle.

Çocukluğumuzdan beri daha sakin bir hayat yaşamaya alışmışız; akrabalardan uzak, dingin bir düzenimiz vardı. Bu yüzden bu kalabalık ve hareketli dönemler bana ağır geliyor. Onlar gidene kadar kendimle baş başa kalamıyor, kendimi dinleyemiyorum. Sürekli bir gürültü ve yoğunluk oluyor.

O dönemlerde düşünmeye vakit olmadığı için, boş kaldığım anlarda direkt PMO ve MD’ye yöneliyordum. Ama bu yıl gelmediler. Hatta 2023’te de gelmemişlerdi. Belki komplo teorisi gibi gelebilir ama ben durumu böyle analiz ediyorum
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Süreci hangi durumlarda nasıl bozduğumdan biraz bahsedeceğim, hatırladığım kadarıyla:
  1. Ben sadece PMO’yu bırakmaya çalışıyordum. Bu süreçte MD’yi masum görüyordum ama aslında PMO’yu başlatan şeyin MD olduğunu sonradan fark ettim. Döngü şöyle oluyor: MD’yi masum gördüğüm için yapıyorum, yaptıktan sonra bir boşluğa düşüyorum. Bu boşluğu doldurmak için PMO’ya kayıyorum ve bu şekilde devam ediyor.
  2. İkisini de bıraktığım zaman bir süre geçiyor. Sonra yine MD’yi PMO’ya göre nispeten daha zararsız görmeye başlıyorum ve aynı döngüye giriyorum.
  3. Bağımlılıkları bırakıyorum ama gün içinde sorumluluklarımı yapamıyorum. Kendimi zorlasam da olmuyor ve bu durum beni strese sokuyor. Bu da genellikle önce MD’ye, sonra PMO’ya dönmeme sebep oluyor.
  4. Her şey iyi giderken yorgun oluyorum ya da şu anki gibi hasta oluyorum. O yorgunlukla yatakta aklıma PMO geliyor. Bir şey yapacak halim olmadığı için PMO yapıyorum.
  5. Yine her şey iyi giderken, örneğin 2 hafta geçmiş ve bazı şeyler yoluna girmişken, birden aklıma MD yapmak düşüyor ve beni gafil avlıyor.
  6. Bağımlılıkları bırakıyorum ama direkt mükemmel hayatı kovalamaya çalışıyorum. Canım az sıkılmaya başladığında MD ile başlayıp PMO’ya dönüyorum.
  7. Genel olarak MD ile başladığımı fark ettiğim an ikisini de bırakmaya çalışıyorum ama beyin boşlukta kalınca ikisinden birini istiyor. Bazı durumlarda PMO, bazen de MD yapıyorum.
  8. Her şey iyi giderken yapılan bir planın iptal olması da etkiliyor. Örneğin o gün dışarı çıkacaksam ya da bir iş yapacaksam ve bu iptal olursa boşluğa düşüyorum ya da moralim bozuluyor. Yani işler kötüye giderse tekrar aynı döngüye giriyorum.
“Sen bahane arıyorsun” denebilir ama durum gerçekten bu. Uzun süredir kendimi analiz ediyorum, ölçüp biçiyorum.

Artık ikisinin de benim için zararlı olduğunu net bir şekilde görüyorum. Ne olursa olsun ikisini de yapmamaya kararlıyım inşallah.

Sosyal medya, diziler vs. bunlar da tetikleyici olabilir. Zaten şu an zaman geçirdiğim yerlerin zararlı olduğunun farkındayım ama bu şekilde de denemek istiyorum.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Musluk akıtıyordu, mecburen onu tamir ettim. Bayağı yoruldum, her yerim ağrıyor. İnşallah yarına iyileşirim.

Ailem yine kavga ediyordu. Ben ev işlerinden elimi çekince bu sefer birbirleriyle dalaşmaya başladılar. Bundan çok sıkıldım ve bağırdım: “Benim yanımda kavga etmeyin, artık susun!” dedim. Bu sefer de duygu sömürüsü yapmaya başladılar.

Gerçekten bu içi boş, saçma kavgalardan çok sıkıldım. Artık tahammül edemiyorum. Yanımda böyle tartışmalar olmasını istemiyorum. İyi çocuk olmak da istemiyorum artık; bugüne kadar faydasını görmedim.

Bundan sonra böyle devam edeceğim, yapacak bir şey yok. Alışsınlar. Dediklerini yapıyorum, sözlerinden çıkmıyorum, yaptıklarımı da söylüyorum. “Bakın, ben bunları yapıyorum” diyorum. Bu sefer “Bize mi yaptın, yapmasaydın, eziksin, duygu sömürüsü yapma” diyorlar.

Yapmayacağımı söylüyorum, artık bu işlere karışmayacağım diyorum; bu sefer de “Çok kincisin, böyle olma” diyorlar. Ne yapacağımı şaşırdım. Ama ezik olarak anılmaktansa kinci olmayı tercih ederim. Bundan sonra kendileri bilir.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Normalde böyle kavgalardan ya da yorgunluktan sonra direkt PMO ve MD’ye sarılırdım. Ama şu an öyle bir şey aklıma gelmiyor. Kafamda dönen bir sesin farkındayım ama istek yok. O sesi duyuyorum ama tepki vermiyorum.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
1 saat kadar uzandım ve gerçekten çok iyi geldi. Oldukça terledim; çarşafı ve üstümü değiştirdim. Biraz hava alsın diye pencereyi de açtım. Biraz daha dinleneceğim, sanki iyileşmiş gibiyim ama emin değilim. Bol su içiyorum; ayrıca soda, tuz ve limonu karıştırıp içiyorum. Bir de muz yiyeceğim.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Yine terledim, duş aldım, yemek yedim. Şu an daha iyi gibiyim ama anlaşılan zor bir hafta beni bekliyor.

Sınav haftası başlıyor ve ben grip oldum. Üstüne bir de aileyle tartıştım. Evde bir hafta boyunca tek olacağım.

Ama gelecek tüm zorluklara hazırım. İnşallah Allah’ın izniyle bu haftaya iyi başlayıp iyi bir şekilde bitireceğim.
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Yatsı namazımı kıldım. Dua ettim, Kur’an okudum. İnşirah ve Tin surelerini hem okudum hem de meallerini düşündüm… Kalbime gerçekten bir ferahlık geldi.

3’er kez Ayetel Kürsi, Fatiha, İhlas, Nas ve Felak okudum.
41 kez “La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzalimin” zikrini çektim.
Ayrıca 100’er kez “La ilahe illallah” ve “Estağfirullah” dedim.

Açıkçası her yerim ağrıyordu, zorlandım… ama buna rağmen kıldım, dua ettim. Ve sonunda içimde tarif edemeyeceğim bir huzur oluştu.

Gerçekten… her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Unutmayın
 

Desert eagle

Yeni Üye
Katılım
7 Mar 2026
Mesajlar
42
Tepki puanı
12
Puanları
8
Gece bir anda 3:20 gibi uyandım, terlemişim. Üstümü değiştirdim, ardından teheccüt namazı kıldım ve dua ettim. Eğer uyuyamazsam sabah namazını da kılıp öyle yatmayı düşünüyorum.

Bu tarz ani gece uyanışlarına biraz daha manevi bir anlam yüklüyorum; sanki Allah beni huzuruna çağırıyor gibi hissediyorum.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst