Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

İnsanların Davranışlarına Karşı Tahammülsüzlük

moruktuna

Whatever happens, happens.
Katılım
25 Ara 2025
Mesajlar
63
Tepki puanı
26
Puanları
19
Haklısın bence reisim aynı şeyler bende de var dediklerinin hepsi doğru
Özellik le bazen yakın arkadaşlarımdan nefret ediyorum kafamı toparlamak icin dışarı çıkmak istiyorum rahat bırakan yok evde sürekli birisiyle iletişim halinde kalmak bile beni mahvediyor .
 

El-Turco

Herşey özgürlük için
Katılım
18 Kas 2020
Mesajlar
116
Tepki puanı
137
Puanları
53
Konum
istanbul
Özellik le bazen yakın arkadaşlarımdan nefret ediyorum kafamı toparlamak icin dışarı çıkmak istiyorum rahat bırakan yok evde sürekli birisiyle iletişim halinde kalmak bile beni mahvediyor .
bununla ilgili çok önemli bir yazı okumuştum onu bulursam forumda paylaşırım. beyin flatline döneminde tamamen güç tasarrufu moduna geçiyor kadınlar, sosyalleşmek, insanlarla iletişim tamamen onun için enerji kaybı gibi görüyor bu yüzden böyle bir tepki veriyor
 

Loner II

Mezun - Psychiatric Neuroscientist
Katılım
22 Tem 2021
Mesajlar
125
Tepki puanı
351
Puanları
99
Yaş
25
Konum
Stockholm
Arkadaşlar bu son 5-6 senedir bende vardı ve hep süreçlerimde yaşadığım birşeydi ve bazen gerçekten Türkiye'deki insanların davranışlarına karşı tahammülsüzlük bende aşırı derecede oluyor.
Bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum çünkü gerçekten saçma sapan şeylerle karşılaşıyoruz diğer ülkelerde durum nasıl bilmiyorum ama bana çok garip geliyor mesela toplu taşımadaki insanların görgüsüzlüğü, trafikte veya yürürken geçerkenki motor sesi, arabayla birinin dibinden geçmesi veya yol vermemesi, veya birinin yolda yürürken yolunu kapatması yol vermemesi, dışarıda insanların sosyal mesafeyeye uymadan iç içe dip dipe olması. Sırf buyüzden bazen aşırı derece ülkeden uzaklaşmak istiyorum bana sadece huzur veren insanların birbirine karşı duyarlı ve mesafeli olduğu yerlere gitmek istiyorum.

Belkide benim yapım gereği ben mesafeyi seven bir insanım bunun nofapla bir alakası yoktur bilemiyorum.
Hocam ben 2025'te Viyana'da 3 ay kaldım ziyaretçi araştırmacı olarak. Bisiklet kiralayıp sokakta sürüyordum hatta araç yolunda sürüyordum, bir tane korna duymadım. Memleketin belli bölgelerinde er*inmanlar sık geziyordu misal ama adamlar pamuk gibi ve kendilerine sadece zarar tiplerdi ancak topluma karşı zararları olmayan sakin adamlardı gördüğüm. Şehirde sadece bir kere bir vukuata denk geldim, o da ilk geldiğim zamanlardaydı.

O zaman diliminde sigara bile içmiyordum ki ben uzun süre sigara içen ve çok içen biriydim. Yaşam şartlarım öyle iyiydi ve stressizdi ki bırakamam dediğim sigarayı bile içmez olmuştum. Sonra ülkeye dönmek zorunda kaldım ve bir ay sonra Ankara'da adamın asabını bozdular ve eskisi gibi sigaraya gömüldüm. Hani Viyana'nın er*inmanı bile sakin diyorum ya, buranın yüksek mühendisi - profesörü - tıp doktoru bile bazen ciddi anlamda sorunlu. İsveç'i kesinleştirene kadar belki de iş-spor-ev arasından öteye geçmedim, hatta zorunda kalmadıkça toplu taşımaya bile binmek istemiyordum. Fitness gibi sporlardan ziyade yüzmeye yöneldim, yeni insanlarla tanışmaktan zorunda kalmadıkça çekindim ve date hayatımı kendi rızamla sıfırladım. Burada elbette sorun Viyana'dan Türkiye'ye dönüş ile açıklanamaz sadece fakat yaşamaktan midemin bulandığı ve anlamsızlığı hatırladığım anlar bile yaşadım. Bilincimi susturmak istedim, hala da kendimi o uçağa binene kadar kurtulmuş saymıyorum.

İskandinav ülkeleri bu konuda mükemmel bir seviyede hocam. Uğrarsan gel, kahvemizi içeriz.
 

El-Turco

Herşey özgürlük için
Katılım
18 Kas 2020
Mesajlar
116
Tepki puanı
137
Puanları
53
Konum
istanbul
Hocam ben 2025'te Viyana'da 3 ay kaldım ziyaretçi araştırmacı olarak. Bisiklet kiralayıp sokakta sürüyordum hatta araç yolunda sürüyordum, bir tane korna duymadım. Memleketin belli bölgelerinde er*inmanlar sık geziyordu misal ama adamlar pamuk gibi ve kendilerine sadece zarar tiplerdi ancak topluma karşı zararları olmayan sakin adamlardı gördüğüm. Şehirde sadece bir kere bir vukuata denk geldim, o da ilk geldiğim zamanlardaydı.

O zaman diliminde sigara bile içmiyordum ki ben uzun süre sigara içen ve çok içen biriydim. Yaşam şartlarım öyle iyiydi ve stressizdi ki bırakamam dediğim sigarayı bile içmez olmuştum. Sonra ülkeye dönmek zorunda kaldım ve bir ay sonra Ankara'da adamın asabını bozdular ve eskisi gibi sigaraya gömüldüm. Hani Viyana'nın er*inmanı bile sakin diyorum ya, buranın yüksek mühendisi - profesörü - tıp doktoru bile bazen ciddi anlamda sorunlu. İsveç'i kesinleştirene kadar belki de iş-spor-ev arasından öteye geçmedim, hatta zorunda kalmadıkça toplu taşımaya bile binmek istemiyordum. Fitness gibi sporlardan ziyade yüzmeye yöneldim, yeni insanlarla tanışmaktan zorunda kalmadıkça çekindim ve date hayatımı kendi rızamla sıfırladım. Burada elbette sorun Viyana'dan Türkiye'ye dönüş ile açıklanamaz sadece fakat yaşamaktan midemin bulandığı ve anlamsızlığı hatırladığım anlar bile yaşadım. Bilincimi susturmak istedim, hala da kendimi o uçağa binene kadar kurtulmuş saymıyorum.

İskandinav ülkeleri bu konuda mükemmel bir seviyede hocam. Uğrarsan gel, kahvemizi içeriz.
inşallah kankam neden olmasın ben zaten 2024 yılında çok uğraştım yurtdışı işine dil bariyerini aşamadım bide bütçe malum biraz bütçe ayırmak gerekiyor ama b2-c1 felan ingilizcem olsaydı kaçak bile olsa o dönemde gitmiştim çoktan geçenlerde en son bi abi vardı onunla konuştum ortak arkadaşlardan o almaya'ya gitmiş günlük işlerde çalışıyordu ama hala keyfi yerindeydi yani anlatacak çok şey varda ben şuan bir sistem üzerine yoğunlaştım o sistemi kurunca inşallah bende yurtdışı düşünüyorum zaten
 

Loner II

Mezun - Psychiatric Neuroscientist
Katılım
22 Tem 2021
Mesajlar
125
Tepki puanı
351
Puanları
99
Yaş
25
Konum
Stockholm
inşallah kankam neden olmasın ben zaten 2024 yılında çok uğraştım yurtdışı işine dil bariyerini aşamadım bide bütçe malum biraz bütçe ayırmak gerekiyor ama b2-c1 felan ingilizcem olsaydı kaçak bile olsa o dönemde gitmiştim çoktan geçenlerde en son bi abi vardı onunla konuştum ortak arkadaşlardan o almaya'ya gitmiş günlük işlerde çalışıyordu ama hala keyfi yerindeydi yani anlatacak çok şey varda ben şuan bir sistem üzerine yoğunlaştım o sistemi kurunca inşallah bende yurtdışı düşünüyorum zaten
Almanya’ya giden çok kaçak var diyorlar ve gördüğüm çok fazla insan Almanya’yı tercih ediyor. Yani bu kadar arzulanan bir yer olmasını anlamıyorum, Almanya’ya gitmedim ama Viyana misal Almanya için söylenen hiçbir şikayete sahip değildi. Cermen bölgesi tercih etsem Viyana ederdim yine ama İsveç’teki imkanlar ve geleceğimi yaratabileceğim en tepe yer orasıydı. İnşallah gidersin…

Bir de bu DEHB muhabbetini saçma buluyorum konuşulan. Yani senin yazdıklarının hiçbiri DEHB gibi gözükmüyor ya, gayet insani talepler hani ne bileyim toplum gerginliği ya da o görgüsüzlüğün gözümüze sokulması. Bunu fark etmek DEHB değil, bilinçli bir insanın çürümüşlüğe dayanamamasıdır.

Artık bu teşhis koyma olayını uzmanlara bırakmak gerek, önüne gelen teşhis koyuyor hani, Kinder sürpriz yumurtadan mı çıkıyor bu teşhisler? Herkes bipolar, herkes OKB, herkes hiperaktif, herkes otizmli ya da biri geliyor Satürn’ün halkası şöyle yamuk olduğu sevgilimi aldattım diyor, yok karşı tarafın çimenleri daha yeşilimsi diye umut verip terk ettim diyenler, yok süt annemin kaynanasının babasının bilmem nesi bana kaç yaşında bağırdı diye tribe girenler, yok evde 10 tane kedi yalayıp yumurtalar yanmış omletten beter hatunların manavdan alır gibi antidepresan alması falan filan…

Sinirime yeniliyorum farkındayım ama DEHB şüphen varsa psikiyatra gitmeni öneririm.
 

El-Turco

Herşey özgürlük için
Katılım
18 Kas 2020
Mesajlar
116
Tepki puanı
137
Puanları
53
Konum
istanbul
Almanya’ya giden çok kaçak var diyorlar ve gördüğüm çok fazla insan Almanya’yı tercih ediyor. Yani bu kadar arzulanan bir yer olmasını anlamıyorum, Almanya’ya gitmedim ama Viyana misal Almanya için söylenen hiçbir şikayete sahip değildi. Cermen bölgesi tercih etsem Viyana ederdim yine ama İsveç’teki imkanlar ve geleceğimi yaratabileceğim en tepe yer orasıydı. İnşallah gidersin…

Bir de bu DEHB muhabbetini saçma buluyorum konuşulan. Yani senin yazdıklarının hiçbiri DEHB gibi gözükmüyor ya, gayet insani talepler hani ne bileyim toplum gerginliği ya da o görgüsüzlüğün gözümüze sokulması. Bunu fark etmek DEHB değil, bilinçli bir insanın çürümüşlüğe dayanamamasıdır.

Artık bu teşhis koyma olayını uzmanlara bırakmak gerek, önüne gelen teşhis koyuyor hani, Kinder sürpriz yumurtadan mı çıkıyor bu teşhisler? Herkes bipolar, herkes OKB, herkes hiperaktif, herkes otizmli ya da biri geliyor Satürn’ün halkası şöyle yamuk olduğu sevgilimi aldattım diyor, yok karşı tarafın çimenleri daha yeşilimsi diye umut verip terk ettim diyenler, yok süt annemin kaynanasının babasının bilmem nesi bana kaç yaşında bağırdı diye tribe girenler, yok evde 10 tane kedi yalayıp yumurtalar yanmış omletten beter hatunların manavdan alır gibi antidepresan alması falan filan…

Sinirime yeniliyorum farkındayım ama DEHB şüphen varsa psikiyatra gitmeni öneririm.
ya ağzına sağlık gardaşım vallahi duygularıma tercüman oldun ülke olarak sosyal çürümenin dibindeyiz hala anlatamıyoruz bazılarına
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst