Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Bırakmak Mı Bırakmamak Mı ?

papillon

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2025
Mesajlar
13
Tepki puanı
4
Puanları
3
Zaman bir yol gibi hep ileriye doğru mu gider yoksa bir çember gibi hep kendini mi tekrar eder ? Bilmiyorum. Belki hayatımda öyle kırılmalar yaşayacağım ki, bir yolmuş ve ben hep ileriye doğru gitmişim diyeceğim. Belki de bu döngünün içinde saplanıp kalacağım. Bu zamana kadar yaşadığım hayat bir çemberin içinde dönüp durmaktan farksız değildi. Anlık bir heyecanla yahut uzun süren bir düşünce silsilesi ardından aldığım kararlarla süreçlere başladım. Bazısı uzun, bazısı kısa sürdü ama bir şekilde başa döndüm ve bu çemberi kıramadım, onun içinden çıkıp gerçek bir anın içine giremedim. Herkes, herkesle bir hayat yaşarken ben bir odaya hapsolmuş, olmayan, gerçekleşmeyen hayallerimi anlık bir haz ile tatmin etme peşine düştüm. Bana ne verdi bu haz ? Gece 03.04'te, vücudumun her yanına yayılan bir sızı ve bitip tükenmez bir vicdan azabı ile yazdığım bu satırları. Başka ? Başka hiçbir şey bu acıya baskın çıkmıyor, bu şekilde yaşamaya devam edersemde çıkmayacak.

Ne zaman yazdığımı hatırlamıyorum, ajandama şöyle yazmışım: "Şu an yaşadığın acıyı ve yalnızlığı hiçbir zevk öldüremez. Değişmeyen zihin, değişmeyen yaşamın gölgesinde pinekler."


Kalemin, klavyenin verdiği yazma tatmininden sıyrılıp bu süreçte yapıp yapmayacağım şeyleri sıralamam lazım sanırım.

1. Her gün bir şey yazmak için buraya girmeyeceğim. Zihin böyle bir bağımlılıktan kurtulma sürecinde bu tarz şeylerden bile ürküp tetikleyebiliyor. Eğer unutmazsam haftalık raporlar yazacağım. Belki de 3-4 günde bir uğrarım. Bilemiyorum...

2. 90 gün, 6 ay 1 sene sonrasını planlamayacağım. Yalnızca önümdeki hedeflere odaklanacağım. 1 hafta sonra bir sınavım var ve bu sınava çalışmaya devam edeceğim. Bu bir haftada yoğun bir tempo yapacağım. Zaten bir çok şeyi bitirdim, yalnızca halletmem gereken iki konu kaldı. Şu an hayattaki tek hedefim tam bir hafta sonraya salimen ulaşmak.

3. Telefon kullanımım minimuma indiği için zaten bu konularda radikal bir değişiklik yapmama gerek yok. Telefonla ilişkimi aynen korumak yeterli olacaktır.

4. Çok uzun süreçlerim olmamış olsa bile, üst üste binen süreçler sayesinde bir çok açıdan zihnimin değiştiğinin farkındayım. Bu kez sağlam bir perhizle bu işi taçlandırmak istiyorum. Bu yüzden bu süreçte kendimi biraz daha fazla yoracağım. Şu sınavı atlatayım sıra onlara da gelecek.

31 Ağustos, 03.19.
 

papillon

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2025
Mesajlar
13
Tepki puanı
4
Puanları
3
Ruh halindeki dalgalanmalar kadar şu zamana kadar yoran başka bir şey olmadı.

Ergenliğimden bu yana bu bağımlılık hayatımda. Kökleri çok derinde. Ama değişmesi lazım. Bir anda her şeyin düzelmesini beklemiyorum, olmayacağını zaten biliyorum. Ve hatta hayatımın geri kalanında bu bağımlılığın benim içimde bir yerlerde saklı kalacağından eminim. Beyin öylesine garip bir organ ki, ne yaparsanız yapın öğrendiği bir şeyi asla unutmuyor. Abraham Twerski'nin Bağımlılık Psikoloji kitabında okumuştum sanırım. Adamın birisi Adsız Alkolikler toplantısına 15 senedir devam ediyor ve uzun süredir alkol kullanmıyor. Kaç yıldır uzak olduğunu öğrenen birisi adama neden hala buradasın diye sorduğunda, "Her an geri dönebilirim." diyor. Muhtemelen hikayeyi çok yanlış hatırlıyorum ama bu halindeki ana fikir daha çok hoşuma gidiyor. Evet bu illetten tamamen kurtulabilirim ama her zaman geri dönme ihtimalimin olduğunu unutmamalıyım. 90 gün mü uzak kaldım ? Kurtulmadım, her an geri dönebilirim.


Şu sınavı atlattıktan sonra bazı radikal kararlar alıp uygulamaya koymak zorunda olduğumu biliyorum. Diğer süreçlerimdeki gibi beklemek tuzağına düşmemeliyim. "Şu beyin sisi geçsin yaparım." "Şu günü bi atlatayım yaparım." Yapamazsın, yapamayacaksın. Sadece kendini kandırmak için kendine tuzak kuruyorsun o kadar. Bir anda dengemi sarsacak şeyler yapmak sakat olur ancak ateşe dönecek bir kıvılcım çakmak zorundayım ve bunun farkındayım.

Her stresli olduğum anda kaçtığım bağımlılığa kaçmamak için bu kez çok çabalıyorum. Sınav stresi çok yoğun ancak bunun farkında olup oraya kaçmamak benim şu andaki eğitimim. Bakalım ne olacak ?

3 Eylül, 23.27
 

papillon

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2025
Mesajlar
13
Tepki puanı
4
Puanları
3
Buraya bu kadar sık geleceğimi sanmıyordum ama insanın içini dökme ihtiyacı ağır basınca taş duvarla da olsa konuşmak istiyor.

Sınav fena değildi. beklediğim kadar iyi geçmedi ama perişan olacağım kadar kötü de olmadım. Aslına bakarsanız bu sınav benim için farklı bir deneyimdi. Çevremdeki insanlar tarafından zeki bulunan ve gerçekten zeki biriyim. Fakat bunun güzel yanlarını deneyimlemekten daha çok kötü yanları ile yaşamaki kendime yaşatmak durumda kaldım bu yaşıma kadar. İlkokul ve lise hayatım boyunca dersleri çalışmadan yapabiliyordum, özellikle sözel dersleri. Bu durum çok bilindik bir refleks geliştirdi, ben zaten çalışmadan da yapıyorum. Daha sonrasında girdiğim sınavlarda da bu kafadaydım ama maalesef akademik hayattaki sınavlarda bir noktadan sonra çalışmak mecburiyetindesiniz. Her kim olursanız olun, zekayı çalışmak ile desteklemezseniz işin ucu bombok bir yere çıkıyor, tecrübe ile sabit.

Bu sınava da uzunca bir zamandır harıl harıl çalışmadım. Son 40 gün çalıştım ama belkide 2. defa zekamı çalışma ile bu kadar destekledim. Özellikle sözel kısmı normalin üstünde yaptığımı düşünüyorum. Belki sonuç istediğim kadar iyi gelmeyecek ama 40 günlük bir çalışmada elde edilecek verimin en tavanı olacak.

Sınav faslı geride kaldı. Artık şöyle olsaydı böyle olurdu demenin kimseye bir faydası yok. Önümde yeni bir yol var ve bu yolu adam akıllı yürümem gerekiyor. Her zaman yaptığım gibi gizlenir, karanlıkta kalmayı tercih edersem çıkacağım yolu çok iyi biliyorum.

Ruh halim düşmeye başladı bunun farkındayım. Ama ilk süreçlerime başladığım kadar perişan olmayacağımı düşünüyorum. Bu forumda bir çok kişinin, bir dönem benimde yaptığım bir hata var. Daha doğru bir ifadeyle, bir içine düştüğü bir yanılgı. Eğer ki üst üste binen uzun süreçleriniz varsa, relapse olmak sıfırlamıyor. Beyin kimyanız en başa dönmüyor. Sadece relapse olduğunuzdaki o vicdan azabını bir yakıt olarak kullanıp tekrar başlamanız gerekiyor. Mesela benim üst üste 1 ay, 21 gün ve 45 günlük üç sürecim oldu. ilk başladığım zamanlardaki halimle şu anki halimi karşılaştırınca arada uçurum olduğunu fark ediyorum. Mesela daha mantıklı düşündüğümün farkına varıyorum, daha istikrarlı olabildiğimin farkına varıyorum. En önemlisi ilk süreçlerimdeki kadar yoğun bir arzu istek yaşamıyorum. Bunu fark edince şunu da fark ediyorsunuz: "Tünelin bu süreçte daha yakın." Gerçekten de öyle, her başladığınız süreçle tünelin ucu daha yakınlaşıyor çünkü uzun süre ve sıkça bu illete saplanıp kalmazsanız beyin kimyanız başa sarmıyor. AMA ŞUNU DİKKAT: "UZUN SÜRE VE SIK OLMAMAK KAYDIYLA".

Evet dediğim gibi ruh halimin düşmeye başladığının farkındayım ama bu kez kendime daha çok inanıyorum ve kendimi yoracağım. Ağır bir flatline yaşama ihtimalim yok değil ama yaşasam bile buna da göğüs gererim. 45 günde yaşadığım ağır süreçten deneyimliyim.

Böyle işte... Her şey güzel olsun...

6 Eylül, 21.54
 

papillon

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2025
Mesajlar
13
Tepki puanı
4
Puanları
3
Evet yine geldim ve yine buradayım.

Gün saymamaya özen gösteriyorum. Ama istemsiz bir şekilde zihnimi kaç gün oldu diye düşünürken buluyorum ve bu durum beni rahatsız ediyor. Gün saymanın bir faydasını görmedim şimdiye kadar, yapmam gereken günleri zihnimin izin verdiği ölçüde dolu geçirmek ve yatağa öyle girmek. Su kendi yolunu bir şekilde bulur, ona bir yatak bulmak yanlış.

Önceki iki sürecimde telefonla ilişkimi sınırladığımı söylemiştim, o yüzden pek kriz yaşamadım. Dün gece tetikleyici bir rüya gördüm ama elim hemen telefona gitmedi, pornografik fikirlerin hücumuna uğramadım, gayet sakin bir şekilde geldi ve geçtiler ve hatta düşünmek istemediğimde hemen aklımdan uzaklaştırabildim. Art arda yapılan süreçlerin en büyük faydası bu, her ne kadar başa döndüm diye perişanda olsanız araya fazla bir zaman girmeden bir sürece başlayınca elde ettiğiniz kazanımların büyük bir kısmının orada olduğunu fark ediyorsunuz.

Sınavdan sonra hemen dil ve alan çalışmaya başlamıştım ama çarşamba günü hastalandım ve 3 gündür pek bir şey yapamıyorum. Bugün bir şeyler yapabilirdim ama canım istemedi. Yarın ya da pazartesi başlayacağım.

Şu anda emin olamadığım bir şey var. Hayatımda birisi var. 3 ay önce hayatıma tekrardan dahil olan birisi. Hayatımda ilk kez birisine yaşadığım şeyleri açtım ve bana oldukça yardımcı oldu. Ama eski her zaman bizi iyileştirmiyor, bunu daha iyi fark ediyorum. Sanırım bu gece artık bir ilişki istemediğimi söyleyeceğim ve bu işi bitireceğim. Bu ilişki üzerimde hem büyük bir baskı yaratıyor hem de inanılmaz bir strese neden oluyor. Birbirimize iyi gelmediğimizi düşünüyorum.

Son olarak, her ne kadar sürecin eskiye oranla daha kolay geçtiğini söylesemde son bir kaç gündür flatline dönemindekine benzer sorunları yaşıyorum ve biraz sonra yapacağım konuşma nedeniyle bu sorunlar şu anda tepe seviyeyi gördü. Yoğun bir taşikardi, sıcak basması vb. tepkiler veriyor vücudum. Ben her ne kadar iyi olduğumu, eskisi kadar yoğun şeyler yaşamayacağımı düşünsemde, bu bağımlılıktan kurtulmadığım sürece her stresli anımda böyle tepkiler vermeye devam edeceğim. Bakalım ne olacak...

"Bu zamanların bir anlamı olmalı."

11 Eylül, 22.32
 

papillon

Yeni Üye
Katılım
23 Haz 2025
Mesajlar
13
Tepki puanı
4
Puanları
3
Ne kadar sık geliyorum buraya. Ne kadar anlatacak şey birikiyor. Kendini anlatmanın verdiği hazzı buluyorum yazdığım şeylerde.

Karışık hissediyorum. Hastalığı üzerimden attım. Yapmam gereken konuşmayı yaptım. Son beş gündür pek bir şey yapmıyorum. Flatline benzeri tepkiler var üzerimde. Orta düzey bir anksiyete yaşıyorum. Son 3 gündür libidom çok yükseldi, rüyalarım beni geri çağırıyor. Başa, en başa, her şeyin başladığı o yere geri dönmemi istiyor bir şeyler. Freud mu haklı ? Davranışçılar mı ? Bizi bilinçdışımız mı yönetiyor yoksa tekrar tekrar yaptığımız davranışlar mı ? Hangi suçumun kölesiyim ? Hangi zamana hapsoldum ? Hangi ev benim evim ? Hangi suyun sakayım Ya Rabbe'l-âlemîn ?

"Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?"

Fazla felsefe yapmak istemiyorum. Yapacak gücümde yok. Bir yanım oraya dönmek isterken, bir yanım yat uyu diyor. Bir yanım göğün en tavanında süzülen yıldız ışığında; bir yanım kör köstebeğin açtığı en derin çukurda...

Bir şeylere yapmaya gücüm var. Muhtemelen çok ağır bir geri çekilme yaşamam. En fazla bu seviyede bir şey olur. O yüzden yarından tezi yok, dil çalışmaya tekrar başlayacağım. Alan çalışmaya da başlayacağım. Yapılacak iş çok, zaman var, damarlarımda kan ve kavurucu bir sıcaklık geziyor. O yüzden başlamalı ve devam ettirmeliyim.

Gaza gelme. Sakin ol. 14 gün oldu sanırım. Zaman şu an lehinde işliyor. Bunu daha iyi değerlendir ve rehavete düşme.

Hadi bakalım.

14 Eylül, 03.05
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst