GÜNCELLEME
"5 Yıl Sonra Loner" yazısı ertelenebilir. Çok çok fazla detay var yazılacak bir yıl içinde ancak şu dönem çok kötü. Gerçekten çok zorlu bir dönemden geçiyorum. PMO çok ama çok arttı. İş güç derken kendime hiç vakit ayıramamaya başladım, görüştüğüm tek tük adamlardan bile kaçmaya hatta ailemi bile aramaya tahammülüm kalmadı. Bazen kendimi çocuk gibi hissediyorum.
Tamam ben normal bir adam olmadım ömrüm boyunca, hayatımda ilk defa bana duyulan keskin bir nefreti yüreğimde hissettim. İnsani duygularımı kaybediyorum, öyle bir ağlamak istiyorum ki, geri dönüşü olmayan bir öfkeyi kusmak istiyorum. Yapamıyorum zira kendimin sebep olduğu şeyleri biliyorum, tek taraflı bir kapatma olacak bu. Olay ev geçindirmek, ütünü yapıp çamaşırını yıkamak, bütçe ayarlamak, arkadaşlarla buluşmak, date koşturmak, bazen tavana bakıp böyle düşünmek değil. Kimsenin de gelip "Aaa senin derdin var, neyin var" demesi değil olay, bunu demez zaten kimse. Bir şeyleri yanlış yaptım, 2019'dan beri bir şey yanlış ve bu yanlış beni o çocukluğumdaki PMO bağımlılığına götürdü ki hala mesela kurtulamadım. Hayatımı çok uzun yıllar sonra tekrardan etkilemeye başlayacak kadar zorluk yaşamaya başladım.
Hatam şu, sevgiyi aramamak. Çocuklukta ilk torun olanlar anlayacaktır, balla börekle beslenen çocuklardır bunlar. Akrabalar falan beni bir severdi, bir korurlardı ki hala mesela konuşurlar bunu, ne çok sevildin diye. PMO'ya beni başlatan şeylerden biri aslında yıllar evvel acımasız kabul ettiğim üvey annemdi, onu zorba bir deccal olarak görüyordum ama bana hayatın gerçeklerini anlattı, her daim bu kadar kolay olmayacağını söyledi hayatın, kendini korumam ve dünyaya hazır olmam gerektiğini söyledi. Bunları söylediğinde ben 10-11 yaşında falanım. Bunu yetişkinliğinde bile duymamış insanlar vardır. Bu da farklı bir tür sevgidir mesela, hayatın gerçeğini çocuğa göstermek. Bu gerçeği bir çocuk görmek istemez, lisede mesela görmek istemedim ve ben sadece ben olduğum için sevgiye layık gördüm kendimi. Peki nasıl bir insandım? Ana babamın bile evlat olmasam sevmeyeceği bir adamdım ben o dönemler.
İnsanlara bir şey kattığınız takdirde siz değer görürsünüz. Çabaladığınız ve topluma faydalı olduğunuz surette değer görürsünüz ve sayılırsınız. Bunu ben biliyor muydum, hayır. Benim için sevgi zaten PMO ile karşılanan bir şeydi, reddedilme yoktu veya trip, kapris, samimiyetsizlik yoktu. Hayatım kaydı zira ben bütün bunların gerçekliğini 18 yaşında öğrenebildim. Az önce anladığım şeyse sevgiyi ben hiç aramadım, çok erken yaşta girilen "Red Pill" camiası sonucunda edinebileceğim çok güzel arkadaşlıklar da battı ve ben metaforik bir sapığa evrildim.
Sevgiyi arayacaksınız arkadaşlar. Sevilen iş, insan veya meşgale veya herhangi bir şeyi arayacaksınız. Kendinize olan sevginizi arayacaksınız zira hiçbir şey bize hazır gelmeyecek. Hepimiz aynı b*kuz yani, hepimiz eşek gibi çalışacağız.
P.S: Şu an Amerika'ya yönelik bir projeye uğraşıyorum. 25 yaşındayım ama sevgiyi aramak gibi bir şey bile aklıma nasıl 7 yıl gelmedi, hiçbir fikrim yok.