Son Paylaşımlar

Sitemize Hoşgeldiniz NeverFap Türkiye

Bize katılmak için kayıt olabilir veya giriş yapabilirsiniz.

Forum Rehberi >>>

Neverfap Türkiye Forum kurallarını öğrenmeniz ceza almanızı engeller. Kurallarımızı okuyunuz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Yönetimle İletişime Geç >>>

Sitemizi kullanırken yaşadığınız sorun ve önerilerinizi yöneticiler ile paylaşabilirsiniz. Sağdaki simgeye tıklayarak gidebilirsiniz.

Gelişmek Istiyorsan Kalıpları Kır

Mahir Kara

Ay Yolcusu
Katılım
13 Ara 2023
Mesajlar
69
Tepki puanı
76
Puanları
21
Bugün sizlere bahsedeceğim konu, iyileşme sürecinde çok önemli bir yere sahiptir. Beynin işleyişini geliştirerek toparlanma sürecini hızlandırır. Ana konuya geçmeden önce, beyin ile PMO bağımlılığı arasındaki bağlantıdan kısaca söz etmek istiyorum. Forumda bu konuyla ilgili binlerce başlık açıldığı için yüzeysel değineceğim.

Öncelikle bağımlılık ile beyin arasındaki ilişkiyi anlamadan önce bir gerçeği net kavramalıyız: Her bağımlılık bir beyin problemidir. Bir bireyin bağımlılık döngüsüne girmesi, tükettiği hiperuyarıcının doğal dopamin sistemine yapay müdahalesi sonucunda olur. Yapay haz seline boğulan beyin, kişiyi bu davranışı tekrar etmeye zorlar.

PMO, uyuşturucu, alkol gibi yüksek haz veren hiperuyarıcılar karşısında beyin savunmasızdır. Bağımlılık şiddetlendikçe, bir zamanlar haz almak için başvurulan davranış ya da madde artık hazdan çok kişinin kendini “normal” hissetmesi için kullanılmaya başlanır. Negatif semptomlar ortaya çıkar ve bunların temelinde çoğu zaman beyin sisi bulunur.

İyileşmek isteyen kişinin yapması gereken şey, beynini bu dumandan temizleyip doğal sistemine geri döndürmektir. Bunun için birçok sağlıklı alışkanlık tavsiye edilir: kitap okumak, spor yapmak, doğada yürüyüş yapmak vb. Bunların hepsi faydalıdır ve süreç boyunca size ciddi katkı sağlar.

Ancak burada beynin çok önemli bir özelliği çoğu zaman göz ardı edilir. Öyle bir özellik ki, bizi sürekli belli çerçevelerin içinde tutar; zaman zaman konfor alanımızdan çıkmamıza ve gelişmemize engel olur. Nedir bu? Kalıplar.

Güçlü ya da zayıf fark etmeksizin her insan rahatlığı sever. Ta ilkel çağlardan beri insanın amaçlı yaptığı davranışların temelinde rahatlık ve haz vardır. İnsan birçok şeyi rahatlık için yapar. Bu rahatlık maddi de olabilir, manevi de.

Hatta kendini vatanı ya da sevdikleri için feda eden bir kahramanın, toplumun refahı için çalışan bir hayırseverin bile temelinde manevi bir huzur arayışı vardır.

Beyin vücudumuzun yalnızca %2’sini kaplamasına rağmen enerjimizin yaklaşık %20’sini tüketir. Bu yüzden zihinsel işle uğraşan insanlar çoğu zaman daha çabuk yorulur. Zihinsel emek insanı hızlı tüketir.

Tam da bu nedenle beynimizde doğuştan gelen bir mekanizma vardır: “Enerjimi korumalıyım” modeli. Beyin enerjisini hep gerekli şeylere harcamaya çalışır. Sürekli az enerji kullanmak ister ve böylece dengeyi korur.

Yeni düşünceler, yeni fikirler, yeni bakış açıları daha fazla enerji istediği için beyin zamanla şablonlar üretmeye başlar. Böylece giderek kalıplarla yaşamaya başlarız.

Farklı deneyimler bizi kalıpların dışına çıkmaya zorlar. Fakat beyin ise bizi sürekli yenilikten uzak tutmaya, olduğumuz yerde kalmaya iter. Çünkü karşılaşacağımız yeni deneyimde, gideceğimiz yeni yerde beynin hazır bir şablonu olmayabilir.

Evet dostlar, beyin rahatlığı sever. Önceden çizdiği kalıpların dışına çıkmamayı sever. Belirsizlik ise beyni korkutur.

Yeni bir iş ortamına girdiğimizde, ilk kez başka bir ülkeye gittiğimizde, hatta eve dönerken farklı bir yoldan gittiğimizde bile belirsizlik nedeniyle beyin huzursuz olabilir.

İnsanın kalıplar içinde yaptığı davranışlar otomatiktir. Günlük hayatta dişimizi fırçalamamız, ayakkabı bağcığını bağlamamız, birçok işi düşünmeden yapmamız bunun örneğidir. Bunların hepsi otomatik modda gerçekleşir.

Kalıpların dışına çıkmak ise bilinçli dikkat ister.

Yeni bir deneyimle karşılaşıldığında beynin hazır kalıbı olmadığı için zorlanır. Ve tam da bu noktada gelişim başlar. Zorlanan beyin duruma uyum sağlamak için elinden geleni yapar ve değişime uğrar.

Nörobilimde beynin bu değişebilme özelliğine nöroplastisite denir.

Bazen beyin bizi gereksiz hareketler yapmaya bile yönlendirebilir. Beyin için elin ya da ayağın çok enerji harcaması önemli değildir; onun için asıl önemli olan kendisinin fazla enerji harcamamasıdır.

Bazen fiziksel olarak bizi daha çok yoran bir davranış, beyni o kadar da yormaz. Örneğin kapıyı çalarken elimizi yukarı kaldırıp vururuz. Halbuki aşağıdan vursak daha az enerji harcamış oluruz. Fakat beynimizin alıştığı kalıba uyduğumuz için bunu böyle yaparız. Çünkü bunu ailemizden, çevremizden bu şekilde görmüşüzdür.


Kısacası, gelişmek istiyorsan kalıpları kır. Bırak beynin rahatsız olsun. İstemediğin, korktuğun şeylerle yüzleş (tabii ki sana faydalı olanlarla). Emin ol ki ilerlemeye başlayacaksın.

Tarih boyunca başarı kazanan insanlar, kendi kalıplarını kırabilen insanlardır. Şahsen benim için en etkili yöntem budur: bilmediğim, görmediğim bir ortamda bulunmak. Doğru, ilk başlarda çok zorlayıcı ve acı verici olabilir. Ama zamanla alışıyorsun, güçleniyorsun ve iyileşiyorsun.

Acı yoksa gelişim de yoktur.

Ben de tam bu amaçla yurt dışına çalışmaya gidiyorum.

Kendinize iyi bakın ve kalıplarınızı kırın!
 

tatakae

Yeni Fapstronot
Katılım
13 Ara 2025
Mesajlar
18
Tepki puanı
24
Puanları
4
Beni öldürmeyen şey güçlendirir.
Nietzchenin acı hakkında söylediği herşeye katılıyorum ve bence nietzche insan doğasını anlayan en iyi filozoflardan biri olabilir.
 

Whiplash

Yoda
Katılım
23 May 2021
Mesajlar
248
Tepki puanı
547
Puanları
160
Çok güzel yazı hocam, elinize sağlık. Akılla halledilmeyecek hiçbir şey yoktur, PMO sadece gerçeklerden çok kısa bir süre kaçmaya yardımcı olur ve tıpkı kumar, uyuşturucu, sigara, bilgisayar oyunu vs. gibi bağımlılıklar da olduğu gibi üreticisi dışında kimseye bir fayda sağlamaz. Hatta pornografik materyal üreticileri de bunu farketmiş olacak ki birçok videonun altında bahis sitelerinin bannerları bulunmakta ve bu sitelere direkt yönlendirme sağlanmaktadır. Evet, yaşadığımız hayat gerçekten çok zor ve koşullar acımasız ama inanın çaresi bu değil, çözüm bu değil.
 

Mahir Kara

Ay Yolcusu
Katılım
13 Ara 2023
Mesajlar
69
Tepki puanı
76
Puanları
21
Beni öldürmeyen şey güçlendirir.
Nietzchenin acı hakkında söylediği herşeye katılıyorum ve bence nietzche insan doğasını anlayan en iyi filozoflardan biri olabilir.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Acı dediğimizde hangi acıyı kastettiğimize dikkat etmeliyiz. İnsan iki tür acı çekebilir. Öyle acılar vardır ki insana hiçbir fayda vermez, sonuçsuz kalır hatta tam tersine insana zarar vermeye bile kadirdir. Mesela insan bilinçli şekilde gidip kasıtlı olarak elini ateşe tutup acı çekmek adı altında kendini acıya maruz bırakabilir. Fakat bu, kişiye hiçbir fayda sağlamadığı gibi ona zarar verir ve mazoşizme dönüşür.
İkinci tür acılar ise insanı gelişim yolunda ilerlemeye teşvik eden, büyüme sağlayan acılardır. Tıpkı spor salonunda çektiğimiz acılar gibi; bize zararlı değildir ve fayda getirir. Biz de kendi payımıza bu tür acılara yönelmeliyiz.
 

Mahir Kara

Ay Yolcusu
Katılım
13 Ara 2023
Mesajlar
69
Tepki puanı
76
Puanları
21
Çok güzel yazı hocam, elinize sağlık. Akılla halledilmeyecek hiçbir şey yoktur, PMO sadece gerçeklerden çok kısa bir süre kaçmaya yardımcı olur ve tıpkı kumar, uyuşturucu, sigara, bilgisayar oyunu vs. gibi bağımlılıklar da olduğu gibi üreticisi dışında kimseye bir fayda sağlamaz. Hatta pornografik materyal üreticileri de bunu farketmiş olacak ki birçok videonun altında bahis sitelerinin bannerları bulunmakta ve bu sitelere direkt yönlendirme sağlanmaktadır. Evet, yaşadığımız hayat gerçekten çok zor ve koşullar acımasız ama inanın çaresi bu değil, çözüm bu değil.
Teşekkür ederim hocam , koşullar her zaman zor ve kolaylaşmayacak fakat biz güçlene biliriz.
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape5
shape6
Üst