Whiplash
Neptün Yolcusu
- Katılım
- 23 May 2021
- Mesajlar
- 223
- Tepki puanı
- 495
- Puanları
- 120
Afganistan'ın huzurlu günlerinden başlayıp, Sovyet işgali, Taliban zulmü ve Amerika'ya uzanan göç yolculuğu üzerinden anlatılan hikaye, iki çocukluk arkadaşının –Emir ve Hasan'ın– derin bağını merkezine alıyor.
Emir, zengin ve saygın bir iş adamı olan Baba'nın oğlu; Hasan ise Baba'nın sadık hizmetkârı Ali'nin oğlu. İkisi birlikte büyüyor, uçurtma savaşlarında yan yana savaşıyor, ama aralarındaki sınıf, etnik köken ve toplumsal duvarlar hiç kapanmıyor. Emir, babasının gözündeki onay eksikliğini gidermek için çabalarken, Hasan'ı en iyi arkadaşı ve en sadık koruyucusu olarak görüyor. Hasan ise Emir'e karşı koşulsuz bir sevgi besliyor – "Senin için bin kere" diyecek kadar.
Hikaye, çocuklukta yaşanan derin bir ihanetle kırılıyor; Emir'in suçluluk duygusu yıllarca peşini bırakmıyor. Afganistan'ın kaosunda yolları ayrılıyor: Baba ve Emir Amerika'ya sığınıyor, yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ama geçmiş, affetmiyor. Yıllar sonra gelen bir haberle Emir, kefaret arayışına çıkıyor – bu sefer Afganistan'a, Taliban'ın gölgesine geri dönerek.
Kitabın tek eleştirilecek yanı, yazarın Amerika'yı biraz fazla idealize etmesi: Taliban ve Sovyetler işgalci ve zalimken, Amerika sanki herkese kucak açan, özgürlük vadeden bir sığınak gibi resmediliyor. Bu hafif bir "Amerika güzellemesi" hissi veriyor. Onun dışında, dostluk, ihanet, baba-oğul ilişkileri, suçluluk ve kurtuluş temaları o kadar dokunaklı işlenmiş ki, sayfaları bitirince uzun süre etkisinden çıkamıyorsunuz.





