absolutely
Ay Yolcusu
- Katılım
- 1 Ağu 2023
- Mesajlar
- 39
- Tepki puanı
- 47
- Puanları
- 21
Dostlar merhaba yüksek ihtimalle sitede NoFap ile birlikte sağlığına kavuşan, gürleşen ve sağlamlaşan saçlar deneyimleyen kullanıcılara rastlamışsınızdır fakat bu NoFap deneyimini kozmetik/sağlık siteleri veya yapay zeka chatleri vs. azalan kortizol ve daha sağlıklı yaşam hatta bazen plasebo gibi sebepler sayarak geçiştiriyor. Ancak bu deneyimler bilimsel olarak çok daha derin ve somut sebeplere dayanıyor. Tabii koskoca internet ve dolayısıyla yapay zeka, birçok insan asıl biyokimyasal sebeplerden mahrum. Bu mahrumiyetin iki sebebi var: Popüler bilimin zincirleme ilişkileri anlatmak yerine soruyu doğrudan sebeplerle anlatmayı tercih etmesi, dolaylı ve zincirleme ilişkileri ise uzman alanlara bırakması. İkinci sebebi ise dünyada koca bir sektör olan pornografinin bilimi iletmekte bir araç olan medyaya kronik olarak hükmetmesi. Benim yazımsa vücudun biyokimyasına, hormonal sistemimize daha derinden ama bilimsel ayrıntılarına ve terimlere inmeden bakacak ve belki de birilerine küçük bir motivasyon ve bilgi kaynağı olacak.
Minik yazıma girmeden önce bir şeye değinmek istiyorum, bu reseptör denen kavram saç köklerinde de yatıyor, buradaki reseptörümüz androjen reseptörü, dopamin reseptöründen alakasız. Tabii ki finasterid, minoksidil gibi fenomenlere girmeyeceğim ancak bu reseptörlerde de dopamin reseptörleri mantığı var, zaten vücuttaki tüm reseptörlerin temel mantığı ve çalışma prensibi budur dostlar, kendilerine az madde -madde diyelim- tutunursa bu reseptörler hassaslaşır, sayıca artar çünkü bu maddeden genetik olarak kodlandıkları kadar yararlanmak isterler. Madde fazla gelirse homeostaziyi yani vücut içi dengeyi korumak için normale dönerler veya miktara göre bu reseptörler artarlar. Bu prensibe dopaminden hemen hemen sitedeki herkes aşinadır. Aşina değilse de az çok anlamış oldu. Bilmeyenler için finasterid ya da finasteridin topikal yani cilt yoluyla alınan hali olan minoksidil ise saç reseptörleri dediğimiz androjen reseptörlerine tutunarak saçları zayıflatan DHT'yi engellemek üzerine çalışırlar. Bu durumda bunları kullanan insanların unuttukları şey şudur ki androjen reseptörleri genetik kodlardan sapmamak amacıyla bu sefer daha da hassaslaşmaya ve sayıca artmaya başlar, iyice aç hale gelir ve yine olabildiğince kalan DHT'ler ile etkileşime girmeye çalışır. Bu yüzden kullanıcılar bu ürünleri/laçları bir süre sonra kullanmalarına devam etmelerine rağmen normal saç dökülme hızına geri döndüklerini bildirir. Bunu da kullanan varsa olabilecek en kısa sürede bırakmalarını önermek için en başa eklemek istedim. Bu androjen reseptörlerinin de nasıl azalacağına ve daha duyarsız hale geleceğine yazıda daha sonra bildiklerimle aktarmaya çalışacağım.
Sebeplere geçmeden buraya kadar şimdilik kalsın okuyan olur olmaz umurumda değil ben yine buraya gelip yazıya devam edeceğim, hem bildiklerimi bir kağıtta toparlamak hem de merak eden varsa yararlanması amacıyla.
Minik yazıma girmeden önce bir şeye değinmek istiyorum, bu reseptör denen kavram saç köklerinde de yatıyor, buradaki reseptörümüz androjen reseptörü, dopamin reseptöründen alakasız. Tabii ki finasterid, minoksidil gibi fenomenlere girmeyeceğim ancak bu reseptörlerde de dopamin reseptörleri mantığı var, zaten vücuttaki tüm reseptörlerin temel mantığı ve çalışma prensibi budur dostlar, kendilerine az madde -madde diyelim- tutunursa bu reseptörler hassaslaşır, sayıca artar çünkü bu maddeden genetik olarak kodlandıkları kadar yararlanmak isterler. Madde fazla gelirse homeostaziyi yani vücut içi dengeyi korumak için normale dönerler veya miktara göre bu reseptörler artarlar. Bu prensibe dopaminden hemen hemen sitedeki herkes aşinadır. Aşina değilse de az çok anlamış oldu. Bilmeyenler için finasterid ya da finasteridin topikal yani cilt yoluyla alınan hali olan minoksidil ise saç reseptörleri dediğimiz androjen reseptörlerine tutunarak saçları zayıflatan DHT'yi engellemek üzerine çalışırlar. Bu durumda bunları kullanan insanların unuttukları şey şudur ki androjen reseptörleri genetik kodlardan sapmamak amacıyla bu sefer daha da hassaslaşmaya ve sayıca artmaya başlar, iyice aç hale gelir ve yine olabildiğince kalan DHT'ler ile etkileşime girmeye çalışır. Bu yüzden kullanıcılar bu ürünleri/laçları bir süre sonra kullanmalarına devam etmelerine rağmen normal saç dökülme hızına geri döndüklerini bildirir. Bunu da kullanan varsa olabilecek en kısa sürede bırakmalarını önermek için en başa eklemek istedim. Bu androjen reseptörlerinin de nasıl azalacağına ve daha duyarsız hale geleceğine yazıda daha sonra bildiklerimle aktarmaya çalışacağım.
Sebeplere geçmeden buraya kadar şimdilik kalsın okuyan olur olmaz umurumda değil ben yine buraya gelip yazıya devam edeceğim, hem bildiklerimi bir kağıtta toparlamak hem de merak eden varsa yararlanması amacıyla.





