Blue_Ocean
Emektar
- Katılım
- 8 May 2022
- Mesajlar
- 17
- Tepki puanı
- 32
- Puanları
- 14
Temmuz günü dışarıda yağmur yağıyor. Bende birkaç gündür bunu yazmayı düşünüyorum. İçimden bir ses bugün yazmalısın dediği için bende sabah rutinlerimi gerçekleştirdikten sonra bilgisayar başına geçip yazmaya karar verdim. Elbet eksiklikler olacak, şunu da ekleseydim keşke dediğim çok fazla şey olacaktır. Bunları eğer gerekli görürsem ekleyeceğim.
Forumda nf-tr zamanından beridir varım. Çok fazla başarı hikayeleri okudum, bunlar hakkında ortak noktası nedir diye çok sorguladım. Elbette çok fazla deneme yanılma şansım oldu. Ancak bu sayede kendimi süreç sıfırlansa bile geliştirmeye devam ettim. Çoğu bağımlılık üzerinde hatrı sayılır günlere gelmişken asıl konu olan pmo için güzel günlere gelememek garip geliyordu. Şu an o süreçlerden bağımsız olarak başarıyla ilerlemek beni motive ediyor. Bende bundan dolayı sizlere faydalı olacağını bildiğim bazı farkındalık üzerine tavsiyeler vereceğim. Bunların faydalı olacağından hiç şüphem yok. Olmasa zaten yazmazdım. Ama unutulmaması gereken en önemli şey bunlar benim tecrübelerim ve deneyimlerim. Herkesin süreci kendine göre işler ve devam eder. O yüzden benim süreç başarımı yazıyor oluşum sizlerin de başka şeyler yazmayacağınız anlamına gelmiyor.
Not: Bunu yazarken çocukken okuduğum Paulo Coelho'nun Işığın Savaşçısının El Kitabı'ndaki bir metafor aklıma gelerek yazıyorum. Işığın Savaşçısı arkadaşlarıyla bir ateşin etrafında toplanır, tuttuğu Yol'dan coşkuyla söz eder, bir güçlüğe nasıl göğüs gerdiğini, ya da özellikle çetrefil olan bir soruna nasıl çözüm bulduğunu anlatır onlara. Bende sizlere öyle yapıyorum arkadaşlar. O yüzden çay kahve alıp bunu bir sohbet havasında yazdığımı bilmenizi isterim.
Olaya kendi hikayem üzerinden başlamayacağım. Ancak tipik olarak hepimizin yaşadığı ve sıkıntı çekmiş olduğu şeyler yaklaşık olarak aynı. İlişkiler, beklentiler, sorumluluklar, hedeflerimize ulaşamamak veya en genel tabiri ile yaşadığımız hayattan keyif almamak. Bu beklenilmeyen bir durum değil. Çoğunluk erkek olduğu için buna yönelik konuşuyorum; hayatta herşeyin ulaşılabilir bir şekilde önümüze sürüldüğü bir dünyada bizler e ben ne işe yarıyorum diye bir düşünceye doğru ilerleyip umutsuzluğa kapılıyoruz. Bizden daha iyi yapan birileri varken ben neden yapayım ki? Ama öyle değil beyler. Hepimizin hayatı farklı ve başkaları bilmese de güzel bir şey yaptığınızda kendiniz bunu ben yaptım diyebildiğinizde kendinizle gurur duyabilir ve başarınızın tadını çıkarabilirsiniz. O zaman heyecan ile başlıyorum:
Amacınızın Netliği
Evet beyler, öncelikle bir amacınız olacak. Bu olmadan diğerlerini okumanızın hiçbir anlamı yok. Samimiyetle söylüyorum. Çünkü gidilecek bir nokta olmayınca bir yerde elbet patlayacaksınız. Patlasanız bile motivasyonunuz büyük oranda düşecek. O yüzden çok istediğiniz sizde ulaşmak için heyecan uyandıran bir amaç sizin için ilk adım. Bunu Napoleon Hill - Düşün ve Zengin ol kitabında da der. Arzu bütün başarıların başlangıç noktası. Ama bu başarı Pmo'yu bırakacağım değil, pmo'dan daha üstün bir şey olmalı. Çok istediğiniz ve sizde heyecan uyandırması gerekir. Eskiden benim çocukluğumda Facebook'ta millet istediği arabanın resmini profil resmi yapardı. Çok komiğime giderdi ama zamanla anladım. O aslında onun için bir hedef, ulaşılması gereken bir şeydi. Onu hayata bağlayan naif bir güzellikti. Tıpkı çocukken sizin güzel bir arabanın yanında fotoğraf çekilmeniz gibi. O yüzden arzu ve heyecan veren bir amaç belirleyip ona ulaştığınızı hayal edin. Fakat uyarayım, artık Pmo o kadar eğlenceli gelmeyebilir.
Pmo'yu sınırlayıcı olarak görmek
Az önce bahsettiğim konuya bağlantılı olarak bu önemlidir. Çünkü pornografi ve mastürbasyonla orgazm olamaya düşkün biri için arzu duyduğu ve hayal ettiği pek bir şey yoktur. Hatta bazıları ne kadar itiraz etse de ( genelde hiç veya az cinsel ilişki yaşayanları kastediyorum) mastürbasyonu normal olan cinsel ilişkiye bile tercih edebilirler. Bir örnek verelim. Can sıkıcı bir olay yaşadınız. Halbuki başkasına sorsanız o kadar önemli bir konu değil. Ama siz hemen rahatlama ihtiyacı duydunuz başladınız pmo'ya. Demek ki bundan daha büyük bir sorun olsa yine aynı şeyi yapacaksınız. Hayal gücünüzü yaratıcılık ya da yeni bir şey yapmak yerine fantezilere ayırmanız, sadece bundan daha önemli ve zevkli bir şey yokmuş gibi algılamanıza sebep verir. Hiç duydunuz mu başarılı bir insanın başarınızı neye borçlusunuz sorusuna cevabını: Her gün 2 saat pornografi ve 5 kez mastürbasyon. Böyle bir şey olabilir mi? Komik gelecek söyleyince ama gerçekten öyle bir şey mümkün değil. Pmo sizin hayal gücü ve enerjinizi sınırlandırmaktan başka bir şey yapmaz. Orgazm ol bakalım ardından spora git veya arkadaşlarına buluşmaya git canın ister mi. Yorgunsun ya da halin yoktur. En iyi spor antrenmanını yapabilir misin sence? Yapamazsın. Neden? Sebebi belli.
Neden yaptığını bilmek
Bu neden krizler geldiği hakkında. Aslında sebebi çok basit: dürtüler. Dürtüler bir duygudur. Ancak çoğu insan duygularını kontrol edemiyor veya yönlendiremiyor. Bunun için gerekli olan irade mi disiplin mi diye zamanında forumda çok fazla tartışıldı. Kendi fikrim iradeden yana. Çünkü irade demek farkındalık demek. Siz bir konu ve sonuçları hakkında ne kadar farkındalığa sahip olursanız ileriki süreçte o kadar az süpriz ile karşılaşırsınız. Ayrıca kendini bilince nelerden etkilenip nelerden etkilenmeyeceğini, sizin için iyi olup olmayacağını çoğunlukla bilirsiniz. Bu demek değildir ki disiplin gereksiz. Disiplin demek sizin istikrarlı bir şekilde alışkanlık oluşturmanız demek. Yapmazsam rahatlayamam dediğiniz bir şey. Örneğin, sabah şınav çekmek diyelim. Şınav çekince oh be kendime geldim, vücudum kendine geldi demenizi sağlayan o istikrarlı alışkanlık sağlama çabanızdır. Yatağınızı toplayınca şimdi oldu deyince bir başarı duygusu verendir disiplin. O yüzden yatağınızı toplamanın öneminin farkındaysanız, disiplinli bir şekilde yaptığınız yatağınızı toplama davranışının vermiş olduğu başarı hissinin de sonuna kadar tadını çıkarabilirsiniz.
Sebebi neydi ki
Pmo yapanların süreçlerinin en çok neden bozulduğuna baktığımda genelde iki şey olduğunu farkettim: Fantezi ve Rahatlama. Genelde pornografinin fantezi dünyasına giriyorlar. Ama buna videolar, resimler(açık veya kapalı), hikayeler, kendilerinin kafalarında kurmuş olduğu hayallerde bu fantezi kısmına dahil oluyor. Bunu yapma sebebi genelde can sıkıntısı oluyor. Evde tek olunduğunda, özel hayatlarında, ilişkilerinde, işte veya okulda can sıkıcı bir durum ile karşılaşınca kendilerini eğlendirmek maksadı ile fantezi dünyasına giriliyor. Ama açıkça söylemek gerekirse kişinin asıl gelişimi can sıkıcı durumlar zamanında oluyor. Doğada bu şekilde işler. Tırtıl kabuğuna sığmaz kelebek olur. Yılan iki taş arasından geçip sürterek derisini değiştirir. Kartal dağın tepesine çıkar gagasını, tırnaklarını çıkarır sonra tüylerini yolar ve sıkıntılı süreçten sonra yenilenir. O yüzden sıkılmak gelişim için önemlidir. Siz orgazm olup kendinizi sınırlandırırsanız sınırlarınızı aşamazsınız.
Diğer konu rahatlama. Rahatlama aslında bunun temelinde yer alıyor. Çünkü orgazm olunca bir başarı hissine kapılıyor vücut. Halbuki rahatlama sadece orgazm ile olmaz. Bir sınavdan başarıyla geçince, çok istediğiniz bir şeye sahip olunca, amacınıza ulaşınca da rahatlarsınız. Hem de orgazm hissinden daha güzel bir rahatlama olduğuna kanaat getirebilirim. Bu konuya sonra değinirim ama önemli olan size iyi hissettiren hoş rutinlerinizin olması fayda sağlıyor.
Gelelim Tavsiyelere
1. Amaç ve Hedefler: Arkadaşlar öncelikle dediğim gibi bir amacınız ve hedefleriniz olsun. Bunlara ulaşmak sizin için orgazmdan sonraki gibi bir etki yaratıyor.
2. Dopamin sistemi ve Testisleri sindirim sistemi gibi görmek: Bunu söyleme sebebim orada bir açlık hissi yaratmanız haz veren şeyleri azaltın. Elinizle aletinizi elleyip testesteron salgılatmayın. Testesteron sinyali beyinde dopamin sisteminin üst bölgesindeki yerde üretilip testislere gönderilir sizde kendinizle oynayıp testesteron üretirsiniz.
Yani hiç fantezi ve fantezi araçlarınız olmazsa krize girme olasılığınız düşer.
3. Kendinizi Kandırmayın: Çoğu pmo sevdalısı hayal gücünü ve telefonunu fantezi için kullanıyor. Ama telefonu kapatsalar ya da gözlerini açsalar o baktığınız kadın aslında orada değil. Onlar kendilerini teşhir ederek bundan fantezi veya eğlence hatta para sağlıyor olabilir. Ama bunun sizlere bir faydası yok. Hayal gücünüzü faydalı şeyleri düşünmek için kullanın. Geleceğiniz olur, planlarınız olur, hedefleriniz olur. Fantezi kelime anlamı gerçek dışı hayal ürünü demektir. Ama sizin gelecek ve hedeflerinizi hayal etmeniz sizin harekete geçmeniz ile gerçekleşme ihtimali daha yüksektir. Ayrıca beyler hatırlatmak istiyorum: Eliniz kadın cinsel organı değildir. Aletinizi okşayarak testislerinizi testesteron üretimi için kandırmanıza hiç gerek yok. Bir süre sonra alışkanlık haline geldiğinde testesteron gerektiğinde hemen mastürbasyona yönelmeniz beklenen bir şey. O yüzden bu döngüyü kırmak için testesteron üretimini başta uyku, spor ve beslenmeye ayırıp amacınız için mücadele etmeniz size daha çok testesteron salgılatacaktır. Unutmayın testesteron mücadele hormonudur. Bir şeyler için mücadele etmeniz sizlere daha çok fayda sağlayacaktır.
4. Sabah rutinleriniz olsun: Sabah ne yapacağınızı bilmek faydalı oluyor. Bunun için benim yaptığım bir bardak su içmek ve elimi yüzümü yıkadıktan sonra kitap okumak. Bu benim için kahve içmek gibi. Güne nasıl devam edeceğimi ve hangi modda olacağımı bu belirliyor. Bunun için Ryan Holiday - Stoacının Günlüğü ve Robert Greene - Her Güne Bir Yasa kitaplarını önerebilirim. Ardından okuduğum sayfaları içselleştirmek adına 5-10 dk meditasyon yaparım. Bu benim kafamı toparlamamı ve rahatlamamı sağlar. Ardından uygulama kısmına geçerim. Uygulamadan kastım hareket ile ilgili her şey. İster bir yürüyüş olsun ister spor ister planlarımı gerçekleştirmek olsun harekete geçmek adına bir şeyler yaparım. Ardından yazmak gelir. Belli bir konu hakkında kendimi odaklayabileceğim, bana anlamlı gelen ve genelde olumlu hislerimi içeren şeyleri yazarım. Ama bunu yazarken kendimi günlük gibi sınırlamam. Örneğin, 10:15-> yapıp sanki birine mesaj atar gibi yazarım. Bu beni günlük disiplininden kurtarım içimden geldiği gibi rahat ve dostane yazmamı sağlar.
5. Sıkılmak: Beyler bu işin özünde sıkılmak var. Gelişmek için sıkılacaksınız. Haz veren şeyleri azalttığınızda sıkılmanız olası. Ancak bunun güzel yanı odaklanmanızı yüksek oranda arttırıyor. Yani odaklanmanızı öncelik haline getirin. Sıkıldığınızda kendinizi eğlendirecek veya rahatlatacak daha güzel ve faydalı şeyler bulun. Bu az önce bahsettiğim yazmak olur, kitap okumak veya hislerinizi ve gelişimizi anlattığınız o bahsettiğim yazı defteri olur; size fayda sağlar.
6. Kendinize Karşı Dürüst Olun: Beyler kendinizi gerçekçi bir şekilde değerlendirmezseniz kendinizi hem kandırmış olur hem de başarısızlığınızda daha olumsuz bir hal takınırsınız.Gerçekçi olmak ne demek kendinize sert ve acımasız olmak demek değildir. Gerçekçi olup kendinize daha yardımsever ve umut verici olabilirsiniz. Düştüğünüzde bak burada yanlış yaptım şöyle yaparsam bir dahakine daha iyi olur dedikten sonra kendinize güvenmenizin yolunu da açar.
8. Bol bol şehvetlenin: Bazıları için bu garip gelebilir ama beyinde başarı duygusu ile şehvet arasında pek bir fark yok. Başarılı insanların testesteron oranının daha yüksek olduğuna dair araştırmalar mevcut. O yüzden şehvetinizi amaç ve hedeflerinizde başarılı olmak için kullanın. Ama beyler, şehvet ve azgınlık farklı şeylerdir. Şehvet doğal bir durumdur. Azgınlık ise cinsel isteğin kontrol edilememesidir ve kriz kapıda demektir. O yüzden bol bol şehvetli olun bu kötü bir şey değil ama kontrolü kaybetmeniz bir sorundur. Ama kontrolü sağlamak için çok güzel iki kelime var: Aşk ve romantizm. Bu kelimeleri yine Düşün ve Zengin Ol kitabında Cinselliğin Gizemli Dönüşümünden aldım. Aşk duygusu azgınlığı kontrol altına almak için oldukça fayda sağlıyor. Romantizmi ise şehveti yönlendirmek için kullanıyorum. Bakın hiçbir baskı yok. Bastırılmış duygu yok. Krize girerim korkusu yok. Şehveti irademle yönlendirip aşkla amacıma ve hedeflerime doğru ilerliyorum. Bazen içimden bir hisle hedefim için yaptıklarımı romantik hale getiriyorum; çalışırken hafif bir müzik, bazen bir kahve, bazen farklı bir ortam. Aklıma David Deida'nın Üstün Erkeğin Yolu'ndaki Amacın ilişkinden önce gelmelidir tavsiyesi geliyor. Sanırım kadınların beni neden bu kadar çekici bulduğunu anlayabiliyorum. Çünkü ben kadınların yaşamak istediği aşkı ve romantizmi zaten hayatına dahil etmiş birisiyim. Kendimle barışığım, sporumu yapıyorum nispeten güzel bir vucuda sahibim, olaylar karşısında oldukça sakin ve güvenli bir liman olabiliyorum, gerektiğinde eğlenceli ve sohbeti keyifli bir insan olabiliyorum. Ayrıca amacına bağlı olup gerektiğinde hayır diyebilen biriyim. Böyle biri olmak çok mu zor geliyor? Bundan 3-5 ay önce söylense evet derdim. Ama inanın beyler böyle bir şey gerçek oluyor ve bu hiç de süper güç değil. Bana güvenin.
9. Sıfırlanmak önemli değil: Uzun bir süredir süreç tutmuyorum kişisel gelişime bakarak ilerliyorum. Bu hataya zamanında düştüm ve çoğu kişinin de aynı hataya düştüğünü görüyorum. Süreçte 30. günlerine gelmiş. Sporunu yapmış, 3-4 kitap okumuş, meditasyonunu yapmış. Ama süreci 30. günde sonlanmış. Biri de 60. günde ama doğru düzgün kitap okumamış sporu canı isterse haftada 1-2 yapmış. Telefon kullanım saati 6-7 saat. Şimdi hangisi süreci daha verimli geçirmiş? İşin ironik kısmını söyleyeyim. 60. gündeki arkadaş sürecimi beğenmedim yeniden başlamak için yaptım diyor. Neden? O kadar ilerlemişsin biraz hayatını düzenlesen daha iyi olmaz mıydı? O yüzden ben süreç olarak değil, her bırakma girişimini yeniden başlamak değil pmo'yu unutmak için bir girişim olarak görüyorum. 30 gündür uzak duran arkadaş 30 gündür pmo'yu unuttu ve tekrardan bu alışkanlığı kendine hatırlattı. 60. gündeki arkadaş sosyal medyada takılıp çok da uzak durmuş sayılmaz. Yani hazdan o kadar uzak durmadı. Jordan Peterson Hayat için 12 Kural kitabında çok sevdiğim bir alıntı var. "İnsanlar eyleme geçmeyi sonra düşünmeyi öğrendi. Mamutu avladılar ve sonra kendilerine fazla geleni saklamayı ve diğer üyeler ile paylaşmayı düşündüler. İnsanlar binlerce yıldır, binlerce yıl boyunca, başarılıların başarmasını ve başarısızların çuvallamasını izledi. Tekrar düşündük ve bir sonuca vardık: Aramızdaki başarılılar, hazzı geciktiriyor. Aramızdaki başarılılar gelecekle pazarlık ediyor. Başırılıyla başarısızı arasındaki fark nedir? Başarılı olanlar fedakarlık yapar. Fedakarlık geleceği iyileştirir. " Ama ilerleyen sayfalarda tek bir şeyin feda edilmemesini söyler. O da "eyleme geçmek için doğru zamanı ve yeri bekleyen, kopuk, uyanık, ve temkinli dikkat." 60. gündeki arkadaş elbet süreci bozulacaktı. O yüzden kaç kez sıfırlandığınız önemli değil, hazdan ne kadar uzak durup hayatınızdaki daha önemli konulara dikkatinizi vererek kendinize ne kadar çok unutturursanız ve ne kadar gelişirseniz süreçte başarılı olmanız kaçınılmaz.
10. Krizlerde ne yapacağım: Aslında dürüst olmak gerekirse bu yazdıklarımdan sonra çok fazla krize girmelik pek durum olmuyor. Sabah ilk aktivitem kitap okumak olduğu için odaklanmış oluyorum. Meditasyon ile rahatlamış oluyor. Spor yapıp esnekliğimi ve enerjimi arttırıyorum. Arada canım istese bana anlamlı gelen, düşünce ve hislerimi defterimle paylaşarak kafamda çok yer etmemesini sağlıyorum. Ama bazen bir daraltı kendiliğinde bir sıkılma geldiğinde gözlerimi kapatıp burnumdan derin bir nefes alıp vücudumu rahatlatırım. Çektiğim oksijenin testislerimden beynimin üst kısmına kadar ulaşıp sanki bir nehir gibi akışta olmasını hissederim. Bu benim için krizin kolayca geçmesini ve rahatlamamı sağlıyor.
Son: Bu yazıyı normalde yazmayacaktım ama burada tanıştığım ve kişisel gelişimime katkı sağlayan insanlar adına bunu borçluydum. Açıkça söylemek gerekirse buraya gelenlerin bir kısmı meraktan, bir kısmı dalga geçmekten, çoğunluk kısmı ise hayatında anlam veremediği sorunları çözüm kişisel gelişimini çoğaltmak için geliyor. Bu yazıyı o çoğunluk için yazdım. Umarım biraz bile olsa faydası olduysa ne mutlu.
Önceki yazılarımdan faydalı olabileceğini düşündüklerim:
Şeker Bağımlılığı 365. Gün
Müzik Bağımlılığı 90. Gün
Forumda nf-tr zamanından beridir varım. Çok fazla başarı hikayeleri okudum, bunlar hakkında ortak noktası nedir diye çok sorguladım. Elbette çok fazla deneme yanılma şansım oldu. Ancak bu sayede kendimi süreç sıfırlansa bile geliştirmeye devam ettim. Çoğu bağımlılık üzerinde hatrı sayılır günlere gelmişken asıl konu olan pmo için güzel günlere gelememek garip geliyordu. Şu an o süreçlerden bağımsız olarak başarıyla ilerlemek beni motive ediyor. Bende bundan dolayı sizlere faydalı olacağını bildiğim bazı farkındalık üzerine tavsiyeler vereceğim. Bunların faydalı olacağından hiç şüphem yok. Olmasa zaten yazmazdım. Ama unutulmaması gereken en önemli şey bunlar benim tecrübelerim ve deneyimlerim. Herkesin süreci kendine göre işler ve devam eder. O yüzden benim süreç başarımı yazıyor oluşum sizlerin de başka şeyler yazmayacağınız anlamına gelmiyor.
Not: Bunu yazarken çocukken okuduğum Paulo Coelho'nun Işığın Savaşçısının El Kitabı'ndaki bir metafor aklıma gelerek yazıyorum. Işığın Savaşçısı arkadaşlarıyla bir ateşin etrafında toplanır, tuttuğu Yol'dan coşkuyla söz eder, bir güçlüğe nasıl göğüs gerdiğini, ya da özellikle çetrefil olan bir soruna nasıl çözüm bulduğunu anlatır onlara. Bende sizlere öyle yapıyorum arkadaşlar. O yüzden çay kahve alıp bunu bir sohbet havasında yazdığımı bilmenizi isterim.
Olaya kendi hikayem üzerinden başlamayacağım. Ancak tipik olarak hepimizin yaşadığı ve sıkıntı çekmiş olduğu şeyler yaklaşık olarak aynı. İlişkiler, beklentiler, sorumluluklar, hedeflerimize ulaşamamak veya en genel tabiri ile yaşadığımız hayattan keyif almamak. Bu beklenilmeyen bir durum değil. Çoğunluk erkek olduğu için buna yönelik konuşuyorum; hayatta herşeyin ulaşılabilir bir şekilde önümüze sürüldüğü bir dünyada bizler e ben ne işe yarıyorum diye bir düşünceye doğru ilerleyip umutsuzluğa kapılıyoruz. Bizden daha iyi yapan birileri varken ben neden yapayım ki? Ama öyle değil beyler. Hepimizin hayatı farklı ve başkaları bilmese de güzel bir şey yaptığınızda kendiniz bunu ben yaptım diyebildiğinizde kendinizle gurur duyabilir ve başarınızın tadını çıkarabilirsiniz. O zaman heyecan ile başlıyorum:
Amacınızın Netliği
Evet beyler, öncelikle bir amacınız olacak. Bu olmadan diğerlerini okumanızın hiçbir anlamı yok. Samimiyetle söylüyorum. Çünkü gidilecek bir nokta olmayınca bir yerde elbet patlayacaksınız. Patlasanız bile motivasyonunuz büyük oranda düşecek. O yüzden çok istediğiniz sizde ulaşmak için heyecan uyandıran bir amaç sizin için ilk adım. Bunu Napoleon Hill - Düşün ve Zengin ol kitabında da der. Arzu bütün başarıların başlangıç noktası. Ama bu başarı Pmo'yu bırakacağım değil, pmo'dan daha üstün bir şey olmalı. Çok istediğiniz ve sizde heyecan uyandırması gerekir. Eskiden benim çocukluğumda Facebook'ta millet istediği arabanın resmini profil resmi yapardı. Çok komiğime giderdi ama zamanla anladım. O aslında onun için bir hedef, ulaşılması gereken bir şeydi. Onu hayata bağlayan naif bir güzellikti. Tıpkı çocukken sizin güzel bir arabanın yanında fotoğraf çekilmeniz gibi. O yüzden arzu ve heyecan veren bir amaç belirleyip ona ulaştığınızı hayal edin. Fakat uyarayım, artık Pmo o kadar eğlenceli gelmeyebilir.
Pmo'yu sınırlayıcı olarak görmek
Az önce bahsettiğim konuya bağlantılı olarak bu önemlidir. Çünkü pornografi ve mastürbasyonla orgazm olamaya düşkün biri için arzu duyduğu ve hayal ettiği pek bir şey yoktur. Hatta bazıları ne kadar itiraz etse de ( genelde hiç veya az cinsel ilişki yaşayanları kastediyorum) mastürbasyonu normal olan cinsel ilişkiye bile tercih edebilirler. Bir örnek verelim. Can sıkıcı bir olay yaşadınız. Halbuki başkasına sorsanız o kadar önemli bir konu değil. Ama siz hemen rahatlama ihtiyacı duydunuz başladınız pmo'ya. Demek ki bundan daha büyük bir sorun olsa yine aynı şeyi yapacaksınız. Hayal gücünüzü yaratıcılık ya da yeni bir şey yapmak yerine fantezilere ayırmanız, sadece bundan daha önemli ve zevkli bir şey yokmuş gibi algılamanıza sebep verir. Hiç duydunuz mu başarılı bir insanın başarınızı neye borçlusunuz sorusuna cevabını: Her gün 2 saat pornografi ve 5 kez mastürbasyon. Böyle bir şey olabilir mi? Komik gelecek söyleyince ama gerçekten öyle bir şey mümkün değil. Pmo sizin hayal gücü ve enerjinizi sınırlandırmaktan başka bir şey yapmaz. Orgazm ol bakalım ardından spora git veya arkadaşlarına buluşmaya git canın ister mi. Yorgunsun ya da halin yoktur. En iyi spor antrenmanını yapabilir misin sence? Yapamazsın. Neden? Sebebi belli.
Neden yaptığını bilmek
Bu neden krizler geldiği hakkında. Aslında sebebi çok basit: dürtüler. Dürtüler bir duygudur. Ancak çoğu insan duygularını kontrol edemiyor veya yönlendiremiyor. Bunun için gerekli olan irade mi disiplin mi diye zamanında forumda çok fazla tartışıldı. Kendi fikrim iradeden yana. Çünkü irade demek farkındalık demek. Siz bir konu ve sonuçları hakkında ne kadar farkındalığa sahip olursanız ileriki süreçte o kadar az süpriz ile karşılaşırsınız. Ayrıca kendini bilince nelerden etkilenip nelerden etkilenmeyeceğini, sizin için iyi olup olmayacağını çoğunlukla bilirsiniz. Bu demek değildir ki disiplin gereksiz. Disiplin demek sizin istikrarlı bir şekilde alışkanlık oluşturmanız demek. Yapmazsam rahatlayamam dediğiniz bir şey. Örneğin, sabah şınav çekmek diyelim. Şınav çekince oh be kendime geldim, vücudum kendine geldi demenizi sağlayan o istikrarlı alışkanlık sağlama çabanızdır. Yatağınızı toplayınca şimdi oldu deyince bir başarı duygusu verendir disiplin. O yüzden yatağınızı toplamanın öneminin farkındaysanız, disiplinli bir şekilde yaptığınız yatağınızı toplama davranışının vermiş olduğu başarı hissinin de sonuna kadar tadını çıkarabilirsiniz.
Sebebi neydi ki
Pmo yapanların süreçlerinin en çok neden bozulduğuna baktığımda genelde iki şey olduğunu farkettim: Fantezi ve Rahatlama. Genelde pornografinin fantezi dünyasına giriyorlar. Ama buna videolar, resimler(açık veya kapalı), hikayeler, kendilerinin kafalarında kurmuş olduğu hayallerde bu fantezi kısmına dahil oluyor. Bunu yapma sebebi genelde can sıkıntısı oluyor. Evde tek olunduğunda, özel hayatlarında, ilişkilerinde, işte veya okulda can sıkıcı bir durum ile karşılaşınca kendilerini eğlendirmek maksadı ile fantezi dünyasına giriliyor. Ama açıkça söylemek gerekirse kişinin asıl gelişimi can sıkıcı durumlar zamanında oluyor. Doğada bu şekilde işler. Tırtıl kabuğuna sığmaz kelebek olur. Yılan iki taş arasından geçip sürterek derisini değiştirir. Kartal dağın tepesine çıkar gagasını, tırnaklarını çıkarır sonra tüylerini yolar ve sıkıntılı süreçten sonra yenilenir. O yüzden sıkılmak gelişim için önemlidir. Siz orgazm olup kendinizi sınırlandırırsanız sınırlarınızı aşamazsınız.
Diğer konu rahatlama. Rahatlama aslında bunun temelinde yer alıyor. Çünkü orgazm olunca bir başarı hissine kapılıyor vücut. Halbuki rahatlama sadece orgazm ile olmaz. Bir sınavdan başarıyla geçince, çok istediğiniz bir şeye sahip olunca, amacınıza ulaşınca da rahatlarsınız. Hem de orgazm hissinden daha güzel bir rahatlama olduğuna kanaat getirebilirim. Bu konuya sonra değinirim ama önemli olan size iyi hissettiren hoş rutinlerinizin olması fayda sağlıyor.
Gelelim Tavsiyelere
1. Amaç ve Hedefler: Arkadaşlar öncelikle dediğim gibi bir amacınız ve hedefleriniz olsun. Bunlara ulaşmak sizin için orgazmdan sonraki gibi bir etki yaratıyor.
2. Dopamin sistemi ve Testisleri sindirim sistemi gibi görmek: Bunu söyleme sebebim orada bir açlık hissi yaratmanız haz veren şeyleri azaltın. Elinizle aletinizi elleyip testesteron salgılatmayın. Testesteron sinyali beyinde dopamin sisteminin üst bölgesindeki yerde üretilip testislere gönderilir sizde kendinizle oynayıp testesteron üretirsiniz.
Yani hiç fantezi ve fantezi araçlarınız olmazsa krize girme olasılığınız düşer.
3. Kendinizi Kandırmayın: Çoğu pmo sevdalısı hayal gücünü ve telefonunu fantezi için kullanıyor. Ama telefonu kapatsalar ya da gözlerini açsalar o baktığınız kadın aslında orada değil. Onlar kendilerini teşhir ederek bundan fantezi veya eğlence hatta para sağlıyor olabilir. Ama bunun sizlere bir faydası yok. Hayal gücünüzü faydalı şeyleri düşünmek için kullanın. Geleceğiniz olur, planlarınız olur, hedefleriniz olur. Fantezi kelime anlamı gerçek dışı hayal ürünü demektir. Ama sizin gelecek ve hedeflerinizi hayal etmeniz sizin harekete geçmeniz ile gerçekleşme ihtimali daha yüksektir. Ayrıca beyler hatırlatmak istiyorum: Eliniz kadın cinsel organı değildir. Aletinizi okşayarak testislerinizi testesteron üretimi için kandırmanıza hiç gerek yok. Bir süre sonra alışkanlık haline geldiğinde testesteron gerektiğinde hemen mastürbasyona yönelmeniz beklenen bir şey. O yüzden bu döngüyü kırmak için testesteron üretimini başta uyku, spor ve beslenmeye ayırıp amacınız için mücadele etmeniz size daha çok testesteron salgılatacaktır. Unutmayın testesteron mücadele hormonudur. Bir şeyler için mücadele etmeniz sizlere daha çok fayda sağlayacaktır.
4. Sabah rutinleriniz olsun: Sabah ne yapacağınızı bilmek faydalı oluyor. Bunun için benim yaptığım bir bardak su içmek ve elimi yüzümü yıkadıktan sonra kitap okumak. Bu benim için kahve içmek gibi. Güne nasıl devam edeceğimi ve hangi modda olacağımı bu belirliyor. Bunun için Ryan Holiday - Stoacının Günlüğü ve Robert Greene - Her Güne Bir Yasa kitaplarını önerebilirim. Ardından okuduğum sayfaları içselleştirmek adına 5-10 dk meditasyon yaparım. Bu benim kafamı toparlamamı ve rahatlamamı sağlar. Ardından uygulama kısmına geçerim. Uygulamadan kastım hareket ile ilgili her şey. İster bir yürüyüş olsun ister spor ister planlarımı gerçekleştirmek olsun harekete geçmek adına bir şeyler yaparım. Ardından yazmak gelir. Belli bir konu hakkında kendimi odaklayabileceğim, bana anlamlı gelen ve genelde olumlu hislerimi içeren şeyleri yazarım. Ama bunu yazarken kendimi günlük gibi sınırlamam. Örneğin, 10:15-> yapıp sanki birine mesaj atar gibi yazarım. Bu beni günlük disiplininden kurtarım içimden geldiği gibi rahat ve dostane yazmamı sağlar.
5. Sıkılmak: Beyler bu işin özünde sıkılmak var. Gelişmek için sıkılacaksınız. Haz veren şeyleri azalttığınızda sıkılmanız olası. Ancak bunun güzel yanı odaklanmanızı yüksek oranda arttırıyor. Yani odaklanmanızı öncelik haline getirin. Sıkıldığınızda kendinizi eğlendirecek veya rahatlatacak daha güzel ve faydalı şeyler bulun. Bu az önce bahsettiğim yazmak olur, kitap okumak veya hislerinizi ve gelişimizi anlattığınız o bahsettiğim yazı defteri olur; size fayda sağlar.
6. Kendinize Karşı Dürüst Olun: Beyler kendinizi gerçekçi bir şekilde değerlendirmezseniz kendinizi hem kandırmış olur hem de başarısızlığınızda daha olumsuz bir hal takınırsınız.Gerçekçi olmak ne demek kendinize sert ve acımasız olmak demek değildir. Gerçekçi olup kendinize daha yardımsever ve umut verici olabilirsiniz. Düştüğünüzde bak burada yanlış yaptım şöyle yaparsam bir dahakine daha iyi olur dedikten sonra kendinize güvenmenizin yolunu da açar.
8. Bol bol şehvetlenin: Bazıları için bu garip gelebilir ama beyinde başarı duygusu ile şehvet arasında pek bir fark yok. Başarılı insanların testesteron oranının daha yüksek olduğuna dair araştırmalar mevcut. O yüzden şehvetinizi amaç ve hedeflerinizde başarılı olmak için kullanın. Ama beyler, şehvet ve azgınlık farklı şeylerdir. Şehvet doğal bir durumdur. Azgınlık ise cinsel isteğin kontrol edilememesidir ve kriz kapıda demektir. O yüzden bol bol şehvetli olun bu kötü bir şey değil ama kontrolü kaybetmeniz bir sorundur. Ama kontrolü sağlamak için çok güzel iki kelime var: Aşk ve romantizm. Bu kelimeleri yine Düşün ve Zengin Ol kitabında Cinselliğin Gizemli Dönüşümünden aldım. Aşk duygusu azgınlığı kontrol altına almak için oldukça fayda sağlıyor. Romantizmi ise şehveti yönlendirmek için kullanıyorum. Bakın hiçbir baskı yok. Bastırılmış duygu yok. Krize girerim korkusu yok. Şehveti irademle yönlendirip aşkla amacıma ve hedeflerime doğru ilerliyorum. Bazen içimden bir hisle hedefim için yaptıklarımı romantik hale getiriyorum; çalışırken hafif bir müzik, bazen bir kahve, bazen farklı bir ortam. Aklıma David Deida'nın Üstün Erkeğin Yolu'ndaki Amacın ilişkinden önce gelmelidir tavsiyesi geliyor. Sanırım kadınların beni neden bu kadar çekici bulduğunu anlayabiliyorum. Çünkü ben kadınların yaşamak istediği aşkı ve romantizmi zaten hayatına dahil etmiş birisiyim. Kendimle barışığım, sporumu yapıyorum nispeten güzel bir vucuda sahibim, olaylar karşısında oldukça sakin ve güvenli bir liman olabiliyorum, gerektiğinde eğlenceli ve sohbeti keyifli bir insan olabiliyorum. Ayrıca amacına bağlı olup gerektiğinde hayır diyebilen biriyim. Böyle biri olmak çok mu zor geliyor? Bundan 3-5 ay önce söylense evet derdim. Ama inanın beyler böyle bir şey gerçek oluyor ve bu hiç de süper güç değil. Bana güvenin.
9. Sıfırlanmak önemli değil: Uzun bir süredir süreç tutmuyorum kişisel gelişime bakarak ilerliyorum. Bu hataya zamanında düştüm ve çoğu kişinin de aynı hataya düştüğünü görüyorum. Süreçte 30. günlerine gelmiş. Sporunu yapmış, 3-4 kitap okumuş, meditasyonunu yapmış. Ama süreci 30. günde sonlanmış. Biri de 60. günde ama doğru düzgün kitap okumamış sporu canı isterse haftada 1-2 yapmış. Telefon kullanım saati 6-7 saat. Şimdi hangisi süreci daha verimli geçirmiş? İşin ironik kısmını söyleyeyim. 60. gündeki arkadaş sürecimi beğenmedim yeniden başlamak için yaptım diyor. Neden? O kadar ilerlemişsin biraz hayatını düzenlesen daha iyi olmaz mıydı? O yüzden ben süreç olarak değil, her bırakma girişimini yeniden başlamak değil pmo'yu unutmak için bir girişim olarak görüyorum. 30 gündür uzak duran arkadaş 30 gündür pmo'yu unuttu ve tekrardan bu alışkanlığı kendine hatırlattı. 60. gündeki arkadaş sosyal medyada takılıp çok da uzak durmuş sayılmaz. Yani hazdan o kadar uzak durmadı. Jordan Peterson Hayat için 12 Kural kitabında çok sevdiğim bir alıntı var. "İnsanlar eyleme geçmeyi sonra düşünmeyi öğrendi. Mamutu avladılar ve sonra kendilerine fazla geleni saklamayı ve diğer üyeler ile paylaşmayı düşündüler. İnsanlar binlerce yıldır, binlerce yıl boyunca, başarılıların başarmasını ve başarısızların çuvallamasını izledi. Tekrar düşündük ve bir sonuca vardık: Aramızdaki başarılılar, hazzı geciktiriyor. Aramızdaki başarılılar gelecekle pazarlık ediyor. Başırılıyla başarısızı arasındaki fark nedir? Başarılı olanlar fedakarlık yapar. Fedakarlık geleceği iyileştirir. " Ama ilerleyen sayfalarda tek bir şeyin feda edilmemesini söyler. O da "eyleme geçmek için doğru zamanı ve yeri bekleyen, kopuk, uyanık, ve temkinli dikkat." 60. gündeki arkadaş elbet süreci bozulacaktı. O yüzden kaç kez sıfırlandığınız önemli değil, hazdan ne kadar uzak durup hayatınızdaki daha önemli konulara dikkatinizi vererek kendinize ne kadar çok unutturursanız ve ne kadar gelişirseniz süreçte başarılı olmanız kaçınılmaz.
10. Krizlerde ne yapacağım: Aslında dürüst olmak gerekirse bu yazdıklarımdan sonra çok fazla krize girmelik pek durum olmuyor. Sabah ilk aktivitem kitap okumak olduğu için odaklanmış oluyorum. Meditasyon ile rahatlamış oluyor. Spor yapıp esnekliğimi ve enerjimi arttırıyorum. Arada canım istese bana anlamlı gelen, düşünce ve hislerimi defterimle paylaşarak kafamda çok yer etmemesini sağlıyorum. Ama bazen bir daraltı kendiliğinde bir sıkılma geldiğinde gözlerimi kapatıp burnumdan derin bir nefes alıp vücudumu rahatlatırım. Çektiğim oksijenin testislerimden beynimin üst kısmına kadar ulaşıp sanki bir nehir gibi akışta olmasını hissederim. Bu benim için krizin kolayca geçmesini ve rahatlamamı sağlıyor.
Son: Bu yazıyı normalde yazmayacaktım ama burada tanıştığım ve kişisel gelişimime katkı sağlayan insanlar adına bunu borçluydum. Açıkça söylemek gerekirse buraya gelenlerin bir kısmı meraktan, bir kısmı dalga geçmekten, çoğunluk kısmı ise hayatında anlam veremediği sorunları çözüm kişisel gelişimini çoğaltmak için geliyor. Bu yazıyı o çoğunluk için yazdım. Umarım biraz bile olsa faydası olduysa ne mutlu.
Önceki yazılarımdan faydalı olabileceğini düşündüklerim:
Şeker Bağımlılığı 365. Gün
Müzik Bağımlılığı 90. Gün
Son düzenleme:





